Kaydet
a- | +A

Türkiye''de ekonomik gelecek açısından garip şeyler oluyor. Dünyada, ekonomimizi batırmak için elinden geleni yapan tek ülkeyiz. Zaman zaman bunların bizler tarafından bilinçli yapıldığı hissine kapılıyoruz.

Ekonominin gelir-gider tablosu incelendiğinde çok uzun yıllardan beri faiz ekonomisiyle beslenen kesimin çizmeyi fazlasıyla aşarak sürekli devletin gelir hanesinden büyüdüğünü görüyoruz. 1997 ve 1998 yılları arasında gelir hanesinde bulunanlardan da yetinmeyince bu sefer extra gelirlerin oluşturulması için yeni yollar aranmaya başlanıyor. Vatandaş "KAZ" mantığı yürütülerek, yeni ve ucube bir "VERGİ YASASI" çıkartılıyor, o yetmiyor bir de "MALİ MİLAT" denilen bir yasa ile ekonominin can damarı olan likit paranın yurt dışına çıkarılmasına sebebiyet veriliyor.

Dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen bir buluşla, bunu yapanlar tasarruftan vergi alma yöntemiyle ellerini vatandaşın cebine atıyor. Olayın mikro detayları bir yana makro sonuçları tam bir drama...

Makro sonuçlarda, Tekstil-Turizm başta olmak üzere bir çok sektör çöküyor, vergi gelirleri azalıyor, binlerce işyeri kapanıyor, işsizlik had safhaya ulaşıyor. Ve olayın sorumlularına bir takım kahramanlık payeleri verilip ortalıkta ellerini kollarını sallaya sallaya dolaşmasına müsaade ediliyor.

Daha bitmedi. Vergi gelirleri azaldığına göre yöneticilerimiz yeni arayışlarda başarı sağlıyor. Benzinin fiyatını çekelim 1 $''a. Artıralım vergiyi. Nasıl olsa her hafta % 5 zam hiç kimseden de ses çıkmıyor bu iş tamam... Daha gelirlerimiz bitmedi (!).. Bu günlerde kamuoyuna düşen diğer bombaların ardında neler var? Mesela Moratoryum-Konsolidasyon kelimelerinin ardında acaba hazır olun, yastık altındaki altınları ve dövizleri zora giren ekonomimize bağışlayabilirsiniz mi yatıyor.

IMF GEREKENİ YAPIYOR-HATA BİZİM

IMF heyeti basın açıklamasını yaparak ülkemizden ayrıldı. Bize göre IMF en güzel açıklamayı yaparak gitti. Bu güne gelmemizde IMF''in hiçbir suçu olmadığına göre kabahati önce kendimizde arayalım. Sn. Cottarelli dünyanın hiçbir yerinde böyle enflasyon yok diyor. Biz % 150''lerle faiz ödeyeceğiz sonra da Cottarelli''ye ne olur yardım et diyeceğiz. Eski Maliye Bakanı Zekeriya Temizel, faizler % 150''ye çıktığında borç verenin şartlarını kabul etmek zorundayız demedi mi? IMF''den yardım isteyen de aynı mantalite olduğuna göre tüm şartların kabul edilmesine şaşırmamalıyız.

IMF''nin şartları ekonomimizi tamamen durdurunca etkiye sahip. Haketmediğimiz bu şartların oluşmasına sebebiyet verenler ekonomimizin IMF ile yazılan sonunun utanç kaynakları olarak tarih sayfasından hiçbir zaman inmeyeceklerdir.

Ne acıdır ki ekonominin E''sini bilmeyen yönetenlerimizin elinde oyuncak olup Türk ekonomisinin batışını seyretmekten öteye gidemiyoruz...