Dünya geleceğinin ekonomi terazisinde Türkiye''nin ağırlığını ve rolünü hâlâ öğrenemeyen yöneticilerimiz, bir hükümeti dahi kuramayıp iç çekişmelerle uğraşa dursun dünya ticaret gücünün sahibi yabancı yatırımcılar yarınlarda bütün ürünlere sahip olmak üzere yüzölçümümüze tohumlarını hızla ekiyorlar.
Maliye Bakanı Zekeriya Temizel döneminde çıkarılan yeni vergi yasası ile yabancı yatırımcılar sıfır vergi, kontrolsüz yatırım serbestisi ve teşviklerle kendi ülkemizde birinci sınıf yatırımcı işadamı koltuğuna oturtulurken, yine aynı yasanın tersine hükümleri ile vergi darboğazına sokulup önü tıkanan bizim müteşebbislerimiz ise yine kendi ülkemizde iş yapması zorlaştırılan ikinci sınıf vatandaş olarak koltuklarından kaldırıldı.
Yabancı sermayenin Türkiye''ye girişine asla karşı değiliz tam tersi yabancı yatırımcılara kapıların sonuna kadar açılmasından yanayız, ANCAK şiddetle devletin, dünyada söz sahibi olabilecek nitelikteki işadamlarımızı yabancıdan öncelikli teşvik etmesi, yerli müteşebbisi engellemek yerine desteklemesini savunuyoruz. Yeni çıkarılan yabancı ayrıcalıklı vergi yasasına büyük tepkimiz de diğer yanlışlıkların yanı sıra özellikle bundandır.
Dünya para akışını yöneten FED tarafından düzenlenen faiz trafiğine göre gerçekleşen suni global dünya krizi yeni bir açılma dönemine sokuluyor. Diğer gelişmekte olan ülkeler gibi Türkiye de bundan nemalanacak olanlardan. Hatırlarsanız, yılın ilk çeyreğinden itibaren dünya ekonomisinin önünün açılacağını, bir yıl öncesinden iddia etmiştik. Bugün yerli ve yabancı basında bizim gibi ülkelere para musluklarının yüksek faizlerle sonuna kadar açıldığına şahit oluyoruz.
Dünya sermayesinin çok yüksek maliyetlerle alacaklı hanesine yazılarak ülkeye girişi ve gerek bedavadan yatırımlar gerekse şirket evlilikleri ile giderek ev sahibi konumuna geçişi için en iyi zemin istikrarsız ülkeler ve hükümetlerdir, tıpkı bizdeki gibi. İşte tepkimiz bunadır...

