Evlilik "sakız"a benzer.
-Çiğnemesini bilirsen iyi ve faydalı... Çiğnemesini bilmezsen can sıkıcı ve sinir bozucudur.
-Sakız ne kadar faydalı ve eğlenceli olursa olsun gerekli değildir. Çiğnemesen de olur. -Sakız ilk zamanlar ağza ferahlık verir hoş olur ama zamanla çürür ve tadı acılaşır. -Sakızın kağıdından çıkan fıkra veya karikatür sizi eğlendirir, gülersiniz. Ama bu çok kısa sürer. Evlilikteki balayına benzer...
-Nanelisi, şekerlisi, acı nanelisi, nikotinlisi, meyvelisi, patlayanı, ekşisi, bayatı vardır. -Sakızın ağızda bıraktığı tadı sadece çiğneyen bilir. Tatlı mı yoksa acı mı olduğunu başka kimse bilemez. Onlar sadece senin sakız çiğnediğini bilirler, o kadar.
-Sakız çene kemiklerini güçlendirir. Evlilik de öyle... Sürekli tartışma ve bağrışma zamanla çiftlerin güçlü birer çene yapısına sahip olmasını sağlar...
-Sakız kimilerince sigarayı bırakmak ve abur cubur yememek için tercih edilir. -Sakız tokluk hissi verir. Karnın aç olsa da kendini tok hissedersin. -Sakız çiğneme olayının gerçekleşmesi için ezmek ve çiğnemek gerekir. Evlilikte de kim dişliyse o ezer.
-Sakız çiğnerken başka bir şey yiyemezsin yoksa sakız bozulur... -Çürüyen sakız yapışkandır. Bulaştığı yerden temizlemek, ondan kurtulmak çok zor, bazen imkânsızdır. -''Çam sakızı'' ya da ''hakiki damla sakızları'' vardır. Kolay kolay çürümezler, çiğnendiği sürece zevk de verirler... İşte bu da aşk evliliği denen olaydır. -Bazıları kendilerince gerekli gördükleri hallerde sakızı, dişle yanak arasına yahut dil altına saklar. Varlığını inkâr eder... -Sakızla oyun olmaz!..
>> Ninem diyor ki: Toy öfkesiz, yer dağsız, yurt düşmansız olmaz...

