Yaşamak için güçlü olmak,
Güçlü olmak için sabırlı olmak,
Sabırlı olmak için iyimser olmak lazım...
Gerçek iyimser, problemlerin farkındadır ama çözümleri de bilir...
Zorlukları görür ama üstesinden gelineceğine de inanır...
Olumsuzlukları yakalar ama olumlulukları da vurgular...
En kötüye açıktır ama en iyiyi de bekler...
Şikâyet etmek için sebebi vardır ama gülümsemeyi seçer...
***
Albert Einstein diyor ki:
"Hayat iki şekilde yaşanır.
Ya hiç harikuladelik yokmuş gibi, ya da her şey birer harikaymış gibi..."
"Ya yaşadığın her kötü olaya oturup üzülür, kendine yazık edersin.
Ya da yaşadıklarından öğrenmen gerekeni öğrenir, yoluna devam edersin."
***
Cicero’ya yaşlılığında sorulmuş: “Üstat, yeniden gençliğe dönmek ister miydiniz?"
Verdiği cevap şu olmuş:
“Yarışı birinci bitiren bir at, neden bir daha başlangıç çizgisine dönmek istesin ki!..”
Ben her zaman yaşlılar gibi olgun düşünen gençlere, gençler gibi neşeli olan yaşlılara hayranımdır.
Zaten neşeli olanlar hiçbir zaman yaşlanmazlar.
Gençlik; bir hayat devresi değil, bir akıl hâlidir.
Yıllar cildi buruşturabilir, ancak heyecanların bitişiyle ruh buruşur.
İnsan kendine olan güveni kadar genç,
Kuşkusu kadar yaşlı, cesareti kadar genç,
Korkuları kadar yaşlı, umudu kadar genç, bezginliği kadar yaşlıdır…
Hiç kimse fazla yaşamış olmakla yaşlanmaz.
İnsanları yaşlandıran, ideallerinin bitmesidir.
Kalbi sevdikçe,
Neşe duydukça,
Güzellikleri fark ettikçe,
Beyni yeni şeyler keşfettikçe, herkes gençtir!..
İnsanlar yaşadıkça yaşlandıklarını sanırlar,
Hâlbuki yaşamadıkça yaşlanırlar…
İnsan;
Yaşlı olmaya karar verdiği gün yaşlanır!..
Ninem diyor ki; Söyleyenden dinleyen arif gerek.

