Sıradan bir günde, bir entelin başına gelebilecek sıradan kazalar:
- Bilgi zehirlenmesine uğramak... - Boyundaki fuların fazla sıkması sonucu boğulmak... - Top sakal şekil yapacağım derken usturayı kaydırmak...
- Televizyonda tartışma programına katılıp, tüm birikimine rağmen lafı ağzına tıkılıp türkücüye eşlik temek zorunda kalmak... - Kültür mantarı zannedilip yenilmek... - Soyut sanat simgesi, nü heykel, irisinden pastoral bir tablo düşmesiyle kafayı kırmak... - Bütün parayı festival biletlerine, yatırıp yolsuz kalmak, akabinde tefeciye borçlanıp, topuğa dışavurumsal bir kurşun sıkılmak... - Ganyan bayii kuyruğunda beklerken beraber şiir dinletisine gittiği arkadaşlarına yakalanmak... - ''Kedi-mum-hint tipi tütsü'' triosundan kibar uyuzu olup hatır hatır kaşınmak... - Arabasının arkasına yazdırdığı "irdeleme beni irdelerim seni" ibaresi yüzünden, kamyoncular tarafından müsait bir yerde tartaklanmak... - Caz cd''lerinin korsan olduğunun ortaya çıkmasıyla karizmanın ağır yaralanması ve acile kaldırılmak... - Pastel renklerle döşediği minimalist evinde, entel dostlarına kavramsal sanatın öyküsünü anlatırken, köyden dayıoğlunun elinde bir torba çökelekle çıkagelmesi... - Masa başında dünyayı kurtarıp kendini kaybetmek... - Opera çıkışında kokoreççide görülmek...
- Tuğla kalınlığındaki kitabın arasına parmağını sıkıştırmak... - Kitap fuarında kitap çalarken enselenmek, "mirim dayanamıyorum, kültürel olaylar beni çekiyor" şeklinde beyanatlarda bulunmak... - Esnaf lokantasında garsona ''yaşanmışlıkların tortusunu'' ısmarlamışken, uzamsal boyutta flu bir tekme yemek... - Altyazılı film, dizi seyretmekten gözleri beş derece miyop yapmak...
- Mona Lisa''ya bıyık çizecek kadar sanattan uzak insanlarla birlikte olunca panikatağın azması, "klasik müzik arşivinde Mozart''ın son zartı var mı?" sorusuyla kalp krizi geçirmek...
- Pipoyu yutmak... - Yoga yaparken düğümlenmek ve çözülememek...
Ninem diyor ki: Gül dikensiz, filiz kökensiz olmaz.
Profesör Mualla: Bilgi cesaret verir, cehalet küstahlık.

