Kaydet
a- | +A

Dünya bir hayal, bir rüya; uyanacağız eninde sonunda…

Halife Harun Reşid, bir gün Behlül Dânâ hazretleriyle görüşmek, hikmetli sözlerini duymak istedi. Adamlarına onu bulup getirmelerini söyledi. Gidenler onu mezarlıkta uyur hâlde buldular. Uyandırdıklarında “Siz ne yaptınız! Beni padişahlık makamından indirdiniz. Şimdi ben ne yapacağım?” dedi. Görevliler gidip bu sözleri bildirince, Halife buna bir mana veremedi, huzuruna geldiğinde sordu:

− Ey Behlül! Bu ne iş? Sen hangi padişahlıktan indirildin?

− Rüyada ne güzel padişahtım. Saraylarım, ordularım vardı. Saltanat ve ihtişam içindeydim, lakin senin adamların beni uyandırdı ve tahtımdan oldum ben.

− İyi ama Behlül, rüyadaki padişahlığa itibar olur mu? Bak, gözünü açınca her şeyin bittiğini gördün.

− Benim padişahlığım gözümü açınca bitti, seninki ‘gözünü kapatınca’ bitecek… Aradaki fark ne? Üstelik, ben gözlerimi açınca hayat buldum. Sen gözlerini kapatınca, saltanatından olacaksın ve pişmanlığın başlayacak, sorgu suale çekileceksin. O hâlde söyler misin, hangimizin hükümdarlığına itibar edilir?

Harun Reşid söyleyecek söz bulamadı.

Çünkü sözün bittiği yer, tam da burasıydı…

Ninem diyor ki; Kim umar senden vefayı, yalan dünya değil misin?

Halime Gürbüz'ün önceki yazıları... 

ÖNE ÇIKANLAR