Kaydet
a- | +A

Başlık, ‘’Tarih yazmak G.Saray'ın genlerinde var’’ olacaktı ancak bir kulis notu kafama takıldı; Futbolculara şampiyonluk priminin tamamı ödendi mi?

Bu soruyu sorduktan sonra Atletico Madrid maçı öncesi inandığım bir gerçeği özetleyeyim: G.Saray sadece bir takım değil; bir inanç, mücadele ve tarih. Aslanlar yarın yine koşacak, savaşacak ve inanıyorum kazanarak devleşecek.

Hem de G.Saray büyük düşüş içinde ve alarm zilleri çalarken mi; evet!

Nasıl mı, anlatayım.

HESABI DOĞRU OKUYALIM

G.Saray, 2024-25 sezonunda Süper Lig şampiyonluğunu kazanarak hem TFF’den hem de UEFA’dan dev bir gelir elde etti. Süper Lig ödülleri, yayın gelirleri, sponsorluklar, maç günü gelirleri ve Şampiyonlar Ligi katılım paylarından kulübün kasasına yüz milyonlarca avro girdi. Şampiyonlar Ligi’nde sadece katılım payından 18,6 milyon avro gelir elde etti; performans bonusu olarak 3 galibiyete ödenen 8,1 milyon avro ile bu rakam daha yukarı çıkabilir.

Şimdi bunları niye anlatıyorum?

Bu gelirlerin bir kısmı futbolculara şampiyonluk primi olarak dağıtıldı, kalan kısmı kulübün mali yapısını güçlendirmek için kullanılıyor.

Ancak kulislerde bir söylenti dolaşıyor; ‘’Futbolcular şampiyonluk priminin tamamını alamadıkları için isteksiz’’ diye.

Diyeceksiniz ki; Şampiyonlar Ligi’ndeki Atletico Madrid maçı öncesi bu polemik de neyin nesi?

Haklısınız… Süper Lig’de son üç yılın şampiyonu ve bu sezonun lideri için 16 maçta 8 galibiyetlik performans oldukça zayıf bir oran. Elbette bu düşüşün bir sebebi olmalı?

DARPHANE GİBİ PARA BASACAK

O sebep öğrenilmeli ve çözümü bulunmalı ki o mod; Atletico Madrid maçına olumsuz etkilemesin. Zira; üç galibiyet ile grupta kalırsa G.Saray; 54,3 milyon avro kazanacak. Bunu 5 galibiyet ile son 16’ya taşırsa rakam 67,4 milyon avroya çıkacak. Çeyrek finale kaldığında ise kasaya giren rakam 75,3 milyon avroyu bulacak.

Çıktı mı, Osimhen’in parası?

BURUK’UN ELİ NE KADAR GÜÇLÜ?

Kritik soru şu… Şampiyonlar Ligi’nde çıtayı yukarı taşımak için Okan Buruk’un elindeki kadro yeterli mi? Doğrusu ‘’Evet’’ diyemiyorum; hem merkez orta sahaya, hem de ön tarafa ciddi takviye şart. Üç kulvarda birden yarışmak zor…

Kafaları A. Madrid maçında olan G.Saray’da tehlike sinaylarini çok öncesinden vermişti. Fakat o büyük düşüşü fark eden olmadı, olduysa da ‘’Geçer yahu’’ diye hafife aldı.

G.Saray’ın kadro kalitesini yeterli saydı, yeterli miydi?

Düşünün… Osimhen’in olmadığı dönemin karnesi ortada… Onun yokluğu santrfor arkasında Sane-Yunus-Barış üçlüsünün takım oyununa olan katkısını düşürüyor. Kulübedeki Ahmed-Yusuf ve Sara da kalede golü görene kadar düşünülmüyor.

Yani, mevcut potansiyel kullanılamıyor; dünya kadar para harcayıp, ‘’ideal on bir’’ diye düşünülen oyuncuları Okan Hoca 26 maçta bir kez olsun yan yana oynatamadı, oynatmadı.

Nerede kaldı, kadro kalitesi, sinerji ve takım bütünlüğü?

Meğer Torreira ne kadar önemliymiş!

G.Saray oyunu rakip kaleye yıktı ama o kadar üstün oynadığı halde 70 dakikada bir isabetli şut atamadığı gibi zaferi getirecek son vuruşu da yapamadı.

Bu arada Torreira'nın, G.Saray için ne kadar önemli olduğunu G.Antep maçında daha net gördük. O bölgede Lemina çok çalıştı, mücadele etti. Takımını atağa kaldırmak için ama ikili mücadeleleri kazanamayan İlkay, hücumda da takıma yeterince katkı sağlayamayınca orta saha düştü. Daha açık söyleyeyim… G.Saray’ı hiç böyle görmedim.

Az ama öz hücum eden G.Antep, Bayo ile bir kontratak sonucu avladı Aslan’ı.

G.Saraylı oyuncuların ruh hali zorla maça çıkmışlar gibiydi. Yunus, eski Yunus değil. Özellikle o patlama gücü yüksek Sane sorumluluk almıyor, bir – iki yalancı pasla idare ediyor. ,

Özetle G.Saraylı futbolcular A.Madrid maçına bu ruh haliyle çıkarsa ve birbirlerine destek olmazlarsa hiç beklenmeyen bir sonuç ortaya çıkar. Aman dikkat!

ICARDİ SAÇ BAŞ YOLDURTUYOR

İcardi'nin biri kafa, biri karşı karşıya kaçırdığı golleri şaşkınlıkla izledim. Bu futbolcu, üst üste 3 gün arayla 2 maçı oynayacak aynı diriliği neden gösteremez, gösteremiyor, gösteremedi.

Problem fiziki mi, mental mi, her neyse Okan Hoca bir an önce çözmeli.

Neyse ki Osimhen dönüyor da ümitleniyor insan.

Asılan yüzleri güldürmek ve düşen moralleri yukarı çıkarmak Atletico Madrid karşısında görkemli bir galibiyete ihtiyaç var. Barış Alper'in beraberlik golü ümit vaad eden, Osimhen, Yunus ve İcardi ile taçlanacak bir oyuna ihtiyaç var.

TARİH YAZMAK GENLERİNDE VAR

Zira; Aslan puslu havayı sever. Gerçek şu ki, Şampiyonlar Ligi’nde kat edilecek her adım kasa kolaylığı demek, itibar demek, prestij demek, marka değer demek.

G.Saray’ın genlerinde büyük maçları büyük oynamak ve ayağa kalkmak var. Şahlanmak var!

Unutulmamalı ki; sadece bir takım değil G.Saray; bir inanç, bir mücadele, bir tarih...
Bütün kalbimle inanıyorum…

O ruh yarın ayağa kalkıp, koşacak, savaşacak ve yeniden şahlanacak.

ÖNE ÇIKANLAR