Kaydet
a- | +A

Geçen haftayı es geçince, az kaldı gündemin de ipini kaçırıyorduk. Allahtan bir reklam filmi yetişti imdada. Ve sözde Ermeni tasarısından öte etkiledi gündemlerimizi. Etkiledi derken abartmıyoruz. Türkiye''nin demokratikleşmesinden, enflasyonla mücadeleye tüm konularda yapıcı fikirleri ile taradığımız köşe erbabı dahi, hiç olmazsa bir iki paragraf da bu reklam filmine ayırdılar. İnsanımızın yaşamına, şok bir kampanya ile kokoreç ve mısır tezgahından girmeye kalkan bir internet şirketi, biraz da bu konudaki başarısından cesaret alarak kampanyasına yeni bir boyut daha kattı. Bir dergimiz olayı " Kokoreç üstü az Banu" diye nitelemiş. Ama bu olayın sadece bir yönü.

Ben sanatçıyım ne anlarım " Neremi neremi?" diyerek ün tazeleyen bir hanım sanatçımızın rol aldığı reklam filmi, şimdi herkesin dilinde. İnternette site kurmak konusunda "Canım ben sanatçıyım. Ne anlarım bu işlerden" diyerek başlayan ve "İstanbul''da site kuracak arsa mı kaldı ayol" diye devam eden bir diyalog, internet uzmanı, Financial Times okuyucusu ve Çin yemeği müdavimi kokoreççiyi bile sorgulamadan benimseyen kamuoyunu feci halde şaşırtı. İnsanlarımız kokoreççi ile mısırcının bile bildiği bir şeyi, internette site açmayı anlamayan bu sarışın sanatçıya güle güle öldüler. Bizler gülerken, bazı kalem erbabı ise, olayın bir başka boyutunu ele alıp sıkı bir eleştiriye geçtiler. Hemen aklınıza internette site kurmayı bilmeyen sanatçının eleştirildiği gelmesin. Aslında eleştirilen bu tip reklamlara layık görülen kamuoyu idi. Zaten artık pek çok konuda "Canım kabahatin büyük bölümü de bu konuda duyarsız kalan halkın" eleştirilerinin revaçta olduğu bir dönemde bunu da anlayışla karşıladık. Lakin "Sarışın bayan sanatçı"nın şahsını eleştirdiği açıkça deklare edilen bu rolü ne diye kabul ettiği sorusu kafaları karıştırdı. Ve bazılarımız işte bu hanım sanatçının, bu rolü ile kendisine "saf" sıfatı yakıştıranlarla ciddi ciddi dalgasını geçtiği fikrinde. Bazılarımız ise asıl dalga geçilenin, böylesi slogan ve senaryolarla beyni yıkanmaya çalışılan bizler olduğumuzu düşünüyorlar. Yani bizlerle dalga geçenlere bir laf yok. Onlar büyük reklamcılar ve akıllı işverenler. Zira mallarını satmasını biliyorlar.

Saf ama zeki ve dahi.. Konuyu fazla uzatmanın alemi yok. Ama, kendisi ile dalga geçmeyi göze alan hanım sanatçının, bir dergimize verdiği söyleşideki şu ifadeleri de oldukça ilginç. Saf ve zeki olmakla övünen bayan sanatçı kendisini iki de politikacı ile özdeşleştirmiş. Bunlardan birisi iktidarın küçük ortağı bir partinin genç genel başkanı. Sanatçı "O hiçbir şey gibi duruyor ama gücü elinde tutuyor. Farkında mısınız? Herkes zamanında karşı çıktı. Ama o hâlâ var. Tıpkı benim gibi. O liderle ben aynı noktadayız:" Diğeri ise muhalefetteki bir partimizin hanım genel başkanı. Sanatçının bu konudaki sözleri de şöyle "Biz kadınlar bazı yerlerde atlıyoruz. O bayan lider ve ben yalnız müthiş zekalarımızı kullansaydık dünyayı yakardık.. Ha ha ha hayyy" Dedik ya kafamız karıştı. Birileri birileri ile kafa buluyor. Yoksa bizimle mi buluyorlar..

Çok Önemli Şahıs tartışması ve... Kamunun dilini meşgul eden bir reklam filmini öne çıkarıp gündemi oluşturan bir diğer önemli olayı atlamak olmaz. Önemli olay diyoruz. Zira olay VIP (Very Important Person) Hatırlanacağı gibi, ünlü ve önemli bir hanımefendinin havaalanından çıkış yaparken mirasen devraldığı VİP geçiş hakkından, kendisine refakat eden bir delikanlı sanatçıyı da istifade ettirmesi epey tartışmaları yol açtı. Büyük gazetelerimiz ağız birliği etmişçesine bu uygulamayı eleştirdiler. Eleştirilerini de "Pasoport ve diğer muamelelerini de polislere yaptırdı" vurgusuyla güçlendirdiler. Böylece işin vahameti daha da artmış oldu. Reklam filmi sonrası ikiye ayrılan medya kamuoyu bu olayda birlikten ayrılmadı. Delikanlı sanatçının VIP geçişini kullanması neredeyse ortak cümlelerle eleştirildi. Bu arada , daha ziyade bürokrat, diplomat ve ünlü işadamları için getirilen uygulamanın temelde ne karar yanlış olduğu da vurgulandı. Ama delikanlı sanatçıya arka çıkıp "Ne yani o da çok önemli bir sanatçı" diyen nedense çıkmadı. Belki çıkan oldu da bu gürültüde farkedilmedi.Allahtan delikanlı sanatçımız dönüşünde bir delikanlılık yaptı ve "Tamam VİP''ten çıktım. Ne yani bu kadar ünümle ben çıkmayacağım da kim çıkacak. Çıktımsa ben çıktım" dedi. Ve böyle deyince de tartışmalar o saatte durdu. Gerçekten de ülkemizde " Ben yaptım oldu" hâlâ geçerli en etkili mazeret.

Zenginin parası, züğürdün çenesi Zenginin parası züğürdün çenesini yorarmış ya. Haftanın en çok konuşulan konularından birisi de zengin malı üzerine yapılan bir araştırmaydı. "İki bin yılında ülkemizdeki gelir dağılımına bir bakış" adı ile gerçekleştirilen bir araştırma sonuçları "İnsan bildiğine de şaşar" sözünü doğrular gibiydi. Araştırmaya göre toplam 650 bin kişiden oluşan bir aileler topluluğunun (143 bin aile) yıllık kazancı, alt kademedeki 30 milyonumuzun (6.5 milyon aile) kazancına eşitmiş. Yani kahir ekseriyetimiz ayda 200 milyon liradan az maaşla geçinmeye çalışırken, işte o aile fertlerinin aylık gelirleri 7.5 milyar lira civarında imiş. (İlginç bir oran daha: en alttakilerin toplamı da 143 bin aile ve onların aylık gelirleri ise 32 milyon lira). Gazeteler "Türkiyenin en zengini ile yoksulu arasındaki fark 236 kat" diye yazdılar. Eğer o otuz milyondan birisi ve üstelik de İstanbul''da yaşamak zorunda kalanlardansanız bu fark daha da artıyormuş. Ne oldu. İçiniz mi daraldı. O zaman gelin hep birlikte ABD Temsilciler Meclisini kınayalım rahatlarız..Yani

enseyi bu kadar karatmaya gerek yok. Ayrıca site kuracak arsa mı kaldı ki bu ülkede de bu kadar düşünüyoruz!

Yine renkli bir seçim var Haftayanın son notu yarı siyasi. Cumhurbaşkanlığı seçiminin renkli ismi Eskişehir bağımsız milletvekili Mail Büyükerman, önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek Meclis Başkanlığı seçimleri için de adaylığını açıklayan ilk isim oldu. Ama asıl ilginç internette gerçekleştirilen bir anketin sonuçları. " Bir millet ombudsmanının seçiyor" sloganıyla gerçekleştirilen sanal ankette Maiil abimiz tüm rakiplerine fark atıp ilk sırayı kapmış. Yani meclisten bulamadığı desteği vatandaş kendisinden esirgememiş. Ankete göre Büyükerman 513 oy alırken en yakın rakibi Banu Alkan 429''da kalmış.