Peygamberlerden sonra, insanların en iyileri Eshâb-ı kirâmdır. Onlar; Allahü teâlânın ve Peygamberimizin yüksek hasletlerini övdüğü seçilmiş insanlardır.
Dünyada iken Peygamber efendimizi görmekle ve Ona iman etmekle şereflenmiş mübarek insanlara (Eshâb-ı kirâm) denir. Bunlar, Allahü teâlânın ve Peygamberimizin yüksek hasletlerini övdüğü seçilmiş insanlardır. Peygamberlerden sonra, insanların en iyileri Eshâb-ı kirâmdır “radıyallahü teâlâ anhüm”.
İmam-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: “Sahâbe-i kirâmın hepsi, sonra gelen Müslümanların hepsinden daha üstündür. Çünkü insanların en iyisinin sohbetinin üstünlüğüne benzeyen hiçbir üstünlük olamaz. Eshâb-ı kirâmın, İslamiyetin zayıf olduğu ve Müslümanların az olduğu o zamanda, dini kuvvetlendirmek için ve Peygamberlerin efendisine yardım etmek için yaptığı ufak bir hareketine, o kadar sevap verilir ki, başkaları, bütün ömrünü, sıkı riyazetle ve ağır mücahedelerle ve ibadetlerle geçirse, o kadar sevap alamaz.” [c.2, m.99]
Eshâb-ı kirâmın üstünlüklerini bildiren âyet-i kerîmelerde buyuruldu ki:
(Muhammed [aleyhisselam], Allah’ın Peygamberidir, Onunla birlikte bulunanların [Eshâbın] hepsi, kâfirlere karşı çetin ve birbirlerine karşı merhametlidir. Onları rükûya varırken, secde ederken görürsün. Allah’tan lütuf ve rıza isterler. Onların nişanları yüzlerindeki secde izidir. Bu, onların Tevrat’taki vasıflarıdır. İncil’deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, ekicilerin de hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah, inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük mükafat vadetmiştir.) [Feth 29]
(Muhacirlerin [Mekke’den hicret eden Eshâbın] ve Ensârın [Medine’de muhacir Eshâba yardım edenlerin] önce gelenlerinden ve bunların yolunda gidenlerden Allah râzıdır ve bunlar da, Allah’tan râzıdır.) [Tevbe 100]
(Müminlerden, oturanlarla malları ve canları ile Allah yolunda cihad edenler bir olmaz. Allah, malları ve canları ile cihad edenleri, derece bakımından oturanlardan üstün kılmıştır. Bununla beraber Allah hepsine de en güzel olanı [Cenneti] vadetmiştir; ama cihad edenleri, oturanlardan çok büyük bir ecirle üstün kılmıştır.) [Nisa 95]
(Allah [Eshâbın] hepsine de en güzel olanı [Cenneti] vadetmiştir.) [Hadid 10]
(Allah’a ve âhiret gününe inanan bir toplumun [Eshâb-ı kirâmın] babaları, oğulları, kardeşleri, yahut akrabaları da olsa, Allah’a ve Resûlüne düşman olanlarla dostluk etmez. İşte onların [Eshâb-ı kirâmın] kalbine Allah, iman yazıp katından bir ruh ile onları destekledi. Onları içlerinden ırmaklar akan Cennetlere sokacak, orada ebedî kalacaklardır. Allah onlardan razı oldu, onlar da Allah’tan razıdır.) [Mücadele 22]
([Resûlüllahın Eshâbı olan] sizler, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten meneder ve Allah’a inanırsınız.) [Âl-i İmran 110]
Peygamber Efendimiz de buyurdu ki: (Eshâbım, kendileriyle doğru yolun bulunduğu yıldızlara benzer. Onlardan hangisinin sözünü alırsanız, doğru yolu bulursunuz.) [İbn Abdilberr]

