Dün sabah “Candemir Berkman vefat etti” haberini aldığımda, “spor yazdığım gençlik yıllarında” sahalarda seyrettiğim Candemir “bir film kahramanı gibi” gözlerimin önünden geçti.
“Hey gidi Candemir hey, ne günlerdi, o günler” dedim, kendi kendime…
Sevgili okurlarım, “isimler ve soyadlar” diyerek bir internet ufuk turu yaparsanız, “Berkman” kelimesinde “şu açıklama” ile karşılaşırsınız:
“Berkman ismi, Türkçe kökenli bir isimdir. ‘Berk’ kelimesi, sert, katı, sağlam, güçlü anlamlarına gelirken, ‘-man’ eki ise bir sıfat yapım ekidir ve bu kelimeye ‘olan, sahip olan’ anlamı katar. Dolayısıyla Berkman ismi, ‘sağlam, güçlü, dayanıklı kişi’ anlamına gelir. Bu isim, Türk kültüründe güçlülüğü, dayanıklılığı ve sağlam karakteri temsil etmek amacıyla kullanılır. Berk, Berke, Berkant, Berkcan gibi isimler de Berkman ismiyle ilişkili veya türetilmiş isimlerdendir.”
Evet, Candemir’i anlatan bir “isim” açıklaması, “Ona” ne kadar da uygundu…
İnsan ve sporcu karakteri ve ahlakı bakımından, yukardaki “isim açıklaması”, işte tam da Candemir’i tarif eder…İnternette, bir “spor - futbol tarihi” kitabında “böyle yazılmıştı” Candemir ve adı. Sonrası da “şöyle” devam ediyordu:
“Eskiler adı kişiliğini yansıtan insanlara “ismiyle müsemma” derlermiş. İşte oynadığı sert futbolla devrinin ünlü forvetlerini yıldıran Candemir Berkman da ismiyle müsemma olanlardan; zira gözünü budaktan sakınmadan oynadığı için defalarca sakatlanmış ve ameliyat olmuş. Bir yıl öncesine kadar hâlâ ameliyatlarla boğuşmasına rağmen büyük bir azimle yaşam mücadelesine devam etmiş. O zamanlar rakipleri kendisi hakkında ne düşünüyordu bilmiyoruz ama sohbetimiz sırasında biz karşımızda Kadıköy ve İstanbul’un eski günlerini özlemle hatırlayan gerçek bir İstanbul beyefendisi gördük.”
Ve de daha sonra “hayatı ile futbolculuk, antrenörlük hayatının dökümü geliyordu:
Candemir Berkman (d. 10 Şubat 1934, İstanbul), eski millî futbolcu ve teknik direktör. Kariyeri boyunca Galatasaray ve Vefa’da oynamıştı.
Defansta forma giyen Berkman, Galatasaray forması altında 4 Türkiye Kupası, 1 Cumhurbaşkanlığı ve 2 Lig şampiyonluğu yaşadı. Futbolu ikinci kulübü Vefa’da bıraktı.
Türkiye Millî Futbol Takımı formasını 11, Türkiye A2 Millî Futbol Takımı formasını ise 4 kez giydi.
Daha sonra Kütahyaspor, Kardemir Karabükspor’da, Balıkesirspor’da (1975-76) ve Vefa’da teknik direktörlük yaptı. 1981’de bir kez daha Vefa’yı çalıştırdı.
Başarıları / Galatasaray / İstanbul Profesyonel Ligi: 1957-58 / Millî Lig/ Türkiye 1. Futbol Ligi: 1961-62, 1962-63 / Türkiye Kupası: 1962-63, 1963-64, 1964-65…

