Vasıflı işçi aranıyor Avrupa''da işsizlik sorunu bu sefer her zamankinden çok farklı. İşsizlik sorununa çözüm bulunamıyor ama öte yandan bir çok Avrupalı firma özellikle teknik becerileri olan işçiler arıyor. Vasıflı işçiler ise ülkesini terketmek yeni bir yere taşınmak istemiyor. Lisbon''da gerçekleştirilen son Avrupa Birliği toplantısında 2003 yılında Avrupa''nın en az 1.7 milyon bilgi teknolojisi alanında uzman işgücü açığıyla karşı karşıya kalacağı belirtildi. Avrupa Komisyonu''nun bir raporuna göre Avrupalı firmalar şu anda kıtanın ihtiyaç duyduğu bilgi teknolojisinin sadece yüzde 25''ini karşılayabiliyor ve kalan kısm ABD''li firmalar tarafından - sevinçle - dolduruluyor. Sadece Fransa''da yapı endüstrisinde 50 bin vasıflı işgücü açığı bulunuyor. Avrupa''da yeteri kadar muhasebeci, kaynakçı, ya da makine operatörü bulunmuyor. Firmalar özellikle ileri derecede teknik becerileri olan müşterilerle anlaşılabilir bir şekilde irtibat kurabilen elemanlara şiddetle ihtiyaç duyuyor. Bu durum özellikle vasıflı işgücü alanında büyük firmalar arasında büyük bir rekabet başlattığından vasıflı işçilerin maaşları astronomik boyutlara ulaşabiliyor. Firmalar arasında uzman işçiler neredeyse kapışılıyor. Bu açıdan bakıldığında "Artık top işçilerde.." yorumu yapılıyor. Özellikle küçük firmalar uzman işgücünü büyük firmaların kısa zamanda kapması yüzünden uzman işgücü açığı içerisinde bulunduklarını bu yüzden bir çok yeni işe aldıkları insanlara haketmedikleri paraları vermek zorunda kaldıklarını belirtiyorlar. Hewlett Packard firmasının Belçika''daki İnsan Kaynakları Müdürü sadece Brüksel''de firmanın doldurulmayı bekleyen 58 iş pozisyonu bulunduğunu ifade ediyor. Oysa Brüksel''de işsizlik oranı yüzde 17''yi geçiyor. Belçika üniversitelerinde her yıl yaklaşık iki bin bilgisayar mühendisi mezun olurken talep 6 bini geçiyor. Alman üniversiteleri iki yıl önce 13 bin olan bilgisayar mühendisi mezunu oranının 40 bine çıkarmalarına rağmen hala firmaların artan talebine karşılık verebilmiş değiller. Almanya Başbakanı Gerhard Schröder ülkesindeki işsizlik sorununa rağmen doldurulamayan teknolojik alandaki 150 bin işgücü açığını azaltmak için 20 bin yabancıya çalışma izni verilmesini kabul etmek zorunda kaldı. ABD ile karşılaştırıldığında Avrupa''nın çalışan nüfusunun potansiyelini açığa çıkaramamak gibi bir sorunu bulunduğu görülüyor. Avrupa''da çalışma çağındaki yaklaşık 250 milyon insanın sadece 152 milyonu çalışıyor ki bu yüzde 61''lik bir orana tekabül ediyor. Oysa ABD''de bu oran yüzde 75''i buluyor. 1900 yıllarında Amerikalıların sadece üçte biri iş sahibiyken ,günümüzde Amerikalıların yarısı iş sahibi. Gelecek yıllarda bu oran değişmeyecek,ama bütün insanlık iş bulmaya çalışacak. Gelecekte ise, insanın hayatı boyunca çalışması gereken süre azalmaya devam edecek. Kuzey''de insanlar, ortalama yaşam süresinin çok artmasına rağmen hayatlarının sadece yüzde onunu tamamen işe adıyor. Bir yüzyıl önce ömürlerinin yüzde 70''ini çalışarak geçiriyorlardı. İnsanlar her yıl sadece bin beşyüz saat çalışıyorlar.Yüz elli yıl önce yılda beş bin saat ,1900 yılında da üç bin iki yüz saat çalışırlardı. Bu oran Kuzey''de bin saate kadar düşecek ve insan hayatında çalışmaya adanan süre sadece onbeşte bire düşecek. Güney''de yaşayan erkek, kadın ve çocuklar yaşayabilmek için her türlü işe kabullenmek zorunda kalacak. Çalışanların yarıdan fazlası, ücret almayacak ve ücretliler ne tam zamanlı çalışacak ne de bir işletmeye sınırlı bir sözleşmeyle bağlı kalacaklar. İşyerlerine gitmeden çalışma istihdamın yarısını oluşturacak. İnsanlar aynı anda hem birçok şirketin ortağı hem de kendi işverenleri olabilecek. Avukatlar, danışmanlar, reklamcılar, işletme ortakları giderek daha fazla kendi evlerinden, telekomünikasyon ağları sayesinde çalışacak. Birçok etkinliğe sahip olacaklar ve bunları bir hisse senedi yönetir gibi yönetecekler. Hizmet içi eğitim * Firmalar teknolojinin baş döndürücü hızını yakalamak için gelişmiş hizmet içi eğitim programlarıyla çalışanlarını daha verimli hale getirmeye çalışıyorlar.

