21. yüzyılın ilk çeyreğinin en büyük mağlubu Japonya oluyor. Bundan on sene önce Japonya geleceğin devleri arasında bir numarayı oynuyor, pek çok ülke "Made in Japan" korkusunu yaşıyordu. Şimdi yabancıların sermayesine muhtaç, ekonomik açıdan en berbat dönemini yaşayan Japonya, yabancı ortaklar olmazsa iflas bayrağını çekecek bir ülke haline geldi. Japon kalesinin duvarları peş peşe gelen ekonomik krizlerin şokuyla yıkılma tehlikesi içinde. Artık Ada yenilmez samuray değil. Tokyo Borsası endeksi on yılda yüzde 60 geriledi ve ülke adeta satılığa çıktı. Savaş sonrasının 40 yılı boyunca büyük gelişme sağlayan altı büyük şirketin (... Sumitomo, Mitsubishi, Mitsui) birlikteliği şimdi tehdit altında. Şirketler arasında dayanışma bir kuraldı. Bugün herkes kendini kurtarmaya çalışıyor. Bankalar artık güvene dayanarak dost şirketlere kredi vermiyorlar. Onlar da iflasın eşiğindeki bankaları kurtarmaya yanaşmıyorlar.
Samuray''ın satılan şirketleri... Bundan 10 yıl önce borsa yükselişte iken imparatorluk sarayının bulunduğu birkaç hektarlık arazi, ABD''nin, California''nın tümünden daha değerliydi. Savaş sonrasında tüm güçlerini ülkelerini kalkındırmaya vermiş toparlanmış bir Amerika''ya kafa tutan, Avrupa''ya burun kıvıran insanlar artık "pazarımız Amerika, madenimiz Avustralya, müzemiz de Avrupa..." demiyorlar.
Mazda: Yüzde 35''i Ford tarafından satın alındı. Nissan: İki numaralı Japon otomobil üreticisinin kontrolü Renault''nun eline geçti. Isuzu: Yüzde 49''u General Motors tarafından satın alındı. Tohsiha: Finans dünyasının dev maliye şirketi, faaliyetlerinin üçte birini yabancılara bıraktı. Sumitomo Rubber: Ülkenin üç numaralı lastik üretici Goodyear ile anlaştı. Tokyo Borsası: Endeksi on yılda yüzde 60 geriledi.
Yaşlı nüfus: Bugün en uzun ortalama hayat süresine sahip. Erkekler 77, kadınlar ortalama 83 sene yaşayabiliyorlar. Dünyanın en düşük doğurganlık oranına da sahip ülkelerden biri durumunda. Bu oran yüzde 1''e zor ulaşıyor. Ülke yaşlanıp zayıflıyor. 2005 yılında nüfusun üçte biri 80 yaşgünü mumlarını üfleyecek. Nüfus 2025 yılında sadece 125 milyon olacak. İleride doğurganlık oranı artmazsa nüfus azalacak.
Çöküşün sebepleri ABD desteğini çekti: Soğuk savaş döneminde ABD, Japonya''nın komünist rejime yanaşmaması için pazarı destekliyordu; ürettiği mallar için de birinci pazardı. Artık ABD kendi mallarını üretiyor. Japonya''da işsizlik oranı gittikçe artıyor: Yüzde 4.7 işsiz sayısı var.
Bireysellik ön plânda: Gençlik değişiyor, bireysellik ön plana çıkmış durumda ve hayatın zevklerine kendilerini kaptırmış durumdalar. Japonlar on yıl önce bürolarında veya fabrikalarında hiyerarşik bir şekilde düzene boyun eğip çalışıyorlardı. Mesaiye kalmak, hafta sonları eve iş götürmek olağan bir durumdu. Ancak ekonomik sebeplerden dolayı yönetim eskisi gibi çalışma zorlukları getirmiyor.
Geleneksel kültür değişiyor: Japon gençlerinin düşlediği mesleklerin başında artık elektronik mühendisliği ya da borsa simsarı olmak değil, lokantalarda yiyecek içecek sorumlusu olmak geliyor.

