Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Dünya barış peşinde Trump itibar derdinde
0:00 0:00
1x
a- | +A

Önümüzdeki hafta 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzlenecek NATO Liderler Zirvesi’nin merkezinde İttifakın güvenlik yapısındaki dönüşüm olmakla beraber muhtemelen daha çok konuşulan Trump’ın “bizim için büyük bir testti" dediği İran operasyonunda “beni büyük hayal kırıklığına uğrattılar" dediği İttifak üyeleri ile yüzleşmesi olacak.

Trump’a göre İran operasyonu, geçmişte Irak ve Afganistan'da yürütülen savaşlardan çok daha iyi, kısa ve erken sonuç vadeden bir operasyon olacaktı. ABD ordusunun Venezuela Devlet Başkanı'nı ve eşini kaçırıp New York'ta hapsetmesini ve yerine uyumlu bir halef göreve getirmesini memnuniyetle izleyen Trump, İran operasyonundan da benzer bir zafer bekliyordu. Ancak, İran’daki rejim muhalifleri mollalar ile ittifak yapınca Venezuela’daki hesap İran’a uymadı, ABD’nin havadaki operasyonu yerde karşılık bulmadı.

Başkanlık kampanyalarında "Make America Great Again-Amerika’yı Yeniden Harika Yap” sözü veren Trump, söz verdiği gibi Amerika'yı büyük yapamadı aksine küçülttü ve liderliği tartışılır seviyeye indi.

Orta Doğu'daki ülkelerden "büyük destek" aldığını ancak NATO'dan temelde bir destek almadığını belirten Trump’ın sataşmalarından İngiltere Başbakanı Keir Starmer de payını aldı. Trump, Starmer için de "bence iyi bir adam ama hayal kırıklığına uğradım" dedi.

“Erdoğan ve Türkiye olmasa zirveye katılmazdım…” diyen Trump’ın ABD-İran savaşında muhatap olduğu hayal kırıklığının faturasını Ankara’daki zirveye hangi ölçüde taşıyacağı merak konusu. Ancak şartlar arka planda liderlik için büyük iştiha gösteren İngiltere’ye karşı ABD’nin İttifak içinde hesaplaşma yerine öfkesini örtüp, katılımcılarla “safları sıklaştırması” daha güçlü bir tercih olacak.

Ankara’nın beklentisi ise, Zirve öncesi Reuters’e açıklama yapan Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, dönemin bir kriz olarak değil, değişen güvenlik ortamına uyum sağlama süreci olarak değerlendirildiğini belirterek Washington'ın NATO'dan çekilme niyetinin olmadığını, bunun yerine müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstlenmesini istediğini söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında İttifaktaki hasarı değil Türkiye’nin İttifak içindeki rol haritasını hatırlattı. “Türkiye’nin jeopolitik ağırlığını merkeze alan NATO; Türkiye için ne bir biat senedi ne de kayıtsız şartsız boyun eğilecek bir emir komuta merkezidir…” diyen Bahçeli; Türkiye’nin ağırlığını dışarıda bırakacak her denklemin eksik kalmaya ve çökmeye mahkûm olacağını vurguladı.

“Ankara zirvesinin” ABD-İran arasında devam eden anlaşma temelli sürecin yön belirlemesi bakımından olduğu kadar üye ülkeler arasındaki rollerin belirlenmesi bakımından da önemli sonuçları olacaktır.

Trump’ı rahatsız eden, itibar kaybının seçim sandığına yansımasıdır. ABD çok daha üstün askerî kapasitelere sahipti, ancak istedikleri sonucu elde edemediler. Bu nedenle İran-ABD Mutabakatı bir başarı değildir. Bundan sonraki süreçte ABD-İran müzakereleri de hasar alan ABD lehine bir sonucu garanti etmez.

ABD destekli hükûmetin düşmesinin ardından Kabil’den kaçmaya çalışan çaresiz Afganların korkunç görüntülerinin gelişmelerin başlangıcı olduğunu vurgulayan Francis Fukuyama(*) “Amerika dünyaya yüz çeviriyordu. İşin aslı şu ki, Amerikan çağının sonu çok daha önce gelmişti. Amerika’nın gerilemesinin uzun vadeli nedenleri uluslararası olmaktan çok ülke içindedir. Ülkenin ne kadar nüfuzlu olacağı dış politikasından ziyade içerideki sorunları çözme becerisine bağlı olacak” diyordu.

Ankara’da katılımcıların tavrı, savaşın sona erdirilmesi için güçlü bir belirleyici. ABD’de özellikle içerideki muhaliflere karşı itibar derdindeki Trump’ın saygın ve kabul edilebilir bir kitlenin desteğine ihtiyacı var.

Bakalım evdeki hesap Ankara’da tutacak mı?..

.....

(*) Francis Fukuyama, “Amerikan hegemonyasının sonu”

Hikmet Köksal'ın önceki yazıları...