Otomobil firmalarını ayakta tutan, ıslık çaldıran modeller değil, ulaşılabilen halk arabalarıdır aslında...
Hitler’in kafasında bir volks (halk) wagen (arabası) vardır, Ferdinand Porsche’a ufak tefek ve ucuz bir aile otomobili ısmarlar. “Tospaa” kalitelidir sevimlidir ünü sınırları aşar. Nitekim bir dev olur, İspanyol Seat, Çekoslavak BAZ, TAZ ve Skoda ile Doğu Alman Wardburg’u satın alır, bir eli de Porsche ve Audi’nin sırtında. MAN (Maschinenfabrik Augsburg-Nürnberg) ve Bussing’in sahibidir ayrıca.
Bugatti, Venturi, DS gibi iddialı otomobillere imza atan Fransızlar da Renault 4, Peugeot 104, Citroen 2CV gibi “voiture publique” (halk arabası) ile zemin tutar.
DİZ DİZE, OMUZ OMUZA
İtalya’da FİAT 500, 126 BIS, Panda, Microlino, Topolino, Autobianchi, Abarth Biposto, İnnocenti ile “outo pubblica” sınıfına oynar...
Evet Alfa Romeo, Ferrari, Lamborghini, Lancia, Maserati ve Pagani gibi alımlı arabaları vardır ama dar sokaklı İtalyan beldelerine ufak tefekler uyar.
Aston Martin, Bentley, Jaguar, Lotus, MG, McLaren, Rover, Range Rover ve Rolls Royce ile tanınan İngiltere dahi Austın Mini, Hillman, Humber, Hunter, Sunbeam, Singer, Vauxhall gibi Public Car (halk arabası) yapar.
Japonya’da Suzuki, Dahiatsu, Toyota, Subaru, Mazda, Nissan, Honda… Hemen hepsi 300-500 CC’lik minik arabalarla çıkar yola ve mutlaka bir halk tipi (kökyö şaryö) bulundurur kenarda.
Amerika’da maraba arabası denince Şevrole gelir akla, büyük ve müsriftir oysa. Küçük (Chevette) yapalım derler tutturamazlar. Dodge Omni, Simca ve Talbot ise Chrysler’in elinde patlar.
PARAYLA DEĞİL SIRAYLA
Komünist rejimler halka (başka şeylerle uğraşmasın diye) bir iş yeri ve ev gösterir, araba almak isteyenleri listeye yazar. Bekleyeceksin, artık ne zaman gelirse sıra. Arabası çıkan birkaç yıl kullanır ve aldığı paradan pahalıya satar.
Bizde de öyle değil miydi? Ücreti peşin yatırır beklerdik yıllarca.
Niye? Gümrük yüksek, talep fazla!
Düşünün sıfır arabada koltuk kafalığı, sağ ayna, radyo teyp bulunmaz. Bırakın otomatik vitesi, klimayı, şipidakı, paspası bile yoktur, bayiden çıkarır çekersin parçacıya..
BULDUN BUNAMA!
Demirperde ülkeleri şehircilikte iddialıdır güya. Toprak devletin, bina devletin. Ona buna arsa satmaz inşaat yaptırmaz. Gelgelelim sosyal bloklar da aslanın ağzında. Eğer parti çalışmalarına katılıyorsan öne geçebilirsin, hatta Daça (bahçeli havuzlu ve yüksek duvarlı malikane) sunarlar sana.
Şekilsiz apartmanlarda 30-40 metrekarelik daireler vardır, tuvalet banyo ortaktır komşularla, sabah kırk kişi kenef kuyruğunda. Kimse mal sahibi değildir ve kimse sahip çıkmaz binaya. Tavan akıyormuş, şebeke sızdırıyormuş, sıvalar patlamış kimin umurunda? Dar, kasvetli, bakımsız mekânlardır sonunda.
Arabayı ise bilerek isteyerek basit tutar, döşemeleri muşamba ve plastik pandizot ile kaplar baştan savarlar. Düşünün fezaya çıkan ülkenin otomobilleri ilkel ve madara.
Çok yakar, ses yapar, şanzıman gacırdar, diferansiyel uğuldar, susturucu sizi susturur, muhabbetinize limon sıkar.
Evden işe taşıyacak bir “götürgeçtir” sonunda. Uzun yol gibi bir şansınız zaten yoktur, seyahat hürriyeti verilmez vatandaşa.
Ah bi de sık sık arıza yapmasa.
PREZİDENTLERE BAŞKA
Moskvitch, AvtoVAZ (Lada), UAZ, GAZ hepsi “AZ” ile biter. Çünkü otomobil fabrikası manasına gelen “Avtomobilny Zavod” takılır markanın sonuna. Ulyanovsky Avtomobilny Zavod, Gorkovsky Avtomobilny Zavod, Volga Avtomobilny Zavod...
ZiL (Zavod Imeni Likhacheva) ise parti başkanlarına, devlet adamlarına limuzin üretir. ABD’li Packard’dan kalıp ve tezgâh aldığı söylenir, değilse bile kopyalayıp apardıkları ortada.
2. Cihan Harbini müteakip Ruslar Almanya’dan tazminat talep eder. Moskvitch, Opel Kadett’in tezgâhlarına konar o furyada.
Gelgelelim aynı konforu, gücü ve sürati yakalayamazlar. Demek ki bi usulü erkanı var, olmuyor zorlamayla.
Lada ise FIAT 124 (Çiguli) üretmeye başlar. İtalyanlar başında durur imalatı oturturlar, pek matah olmasa da Ruslar hayrandır ona.
UNUTULANLAR TUTULANLAR
Slovakya BAZ (Bratislava Auto Zavod) ve TAZ (Tırnova Auto Zavod) ile l’udove auto (halk otosu) çıkarır. Duvarlar yıkılınca VW Gruba katılırlar. LİAZ ise otobüse devam.
Doğu Alman Trabant’ın iki zamanlı motoru sürekli yağ yakar, leş gibi kokan gri bir bulut bırakır arkasında. Doğu ve Batı Almanya birleşince “trafikten menedin şunları” derler, “dolanmasınlar ortalıkta!”
Doğu Alman Wartburg 1985’te kurulur, duvar yıkılınca (1991) havlu atar. Ortalık Mercedes, Audi, BMW kaynarken kim baksın ona?
Yugoslavya’da Mareşal Tito’nun Zastava’sı FIAT lisansı ile “Yugo” yapar. Al sana bir “Javni outo” (halk otosu) sesini çıkarma!
Romanya Dacia ile “maşina oamenilor” (yoldaş arabası) yapar, Polonya FSO (Warswaza) ve Polska ile “samochod dla ludzi”ye (vatandaş otomobiline) devam.
EMEKÇİYE SKODA
Çekler elbette Skoda’cıdır. Skoda ilk yıllarında ağır kamil modeller çıkarır, Avrupa ile yarışır. Kızıl ihtilalden sonra çarpık bacaklı “lidove auto” (emekçi otosu) ile yasak savar.
Aklınızda olsun Tatra da geri dönüyor bu arada.
İran (maşin umumi) için Pars, Samand ve Peykan üretir, Peugeot montajı yapar. Devlet ayda bir depo bedava benzin sunar. Vatandaş istihkakı bitirmek için dolanır durur, trafik çekilmez olur. Yollar serapa araba, hava kirliliği had safhada.
Halk otomobillerinin bazısı zekice mühendisliği ile hayranlık toplar, klasik olurlar. Mesela Austin Mini, Citroen 2CV ve VW Tospaa…
RİKŞADAN “TUKTUK”A
Hindistan ise otomobil yerine üç tekerli “tuktuk”ları öne çıkarır, yarı motosiklet, yarı araba. Kar kış olmadığı için cam çerçeve arama.
Hatta önce motosiklet yapar, yanına bir sepet ya da arkaya kasa takar. Al sana aile boyu araba.
Tuktuk bahçeye bostana gider, pazarlama yapar, az yakar, çok kaçar, yük ve eşya da taşır sağa sola…
Derken Tata ucuz otomobil vaadiyle çıkar ve Nano’yu 100 bin Rupi’ye (o gün 2 bin dolar) verir güya (2009). Parayı getirene değil, kuradan çıkana.
Araba maalesef uyduruk olur, bırakın klima ve hava yastığını, sağ silecek ve bagaj kapağı bulunmaz. Yanmak, tutuşmak gibi bir huyu vardır ayrıca. Haziran 2018’de sadece 1 adet satınca proje kaldırılır rafa. Sonra Tata Tiago’yu çıkarırlar evet eli yüzü nispeten düzgündür ama fiyat da yükselir bu defa. O paralara Suzuki Maruti ve Hyundai I
Ten’den alınabilir oysa.
Afyonlu amcam bir pancar motor alıp, sanayideki demirciye “patpat” arabası yaptırır. Ordu’nun köylüleri ise el tipi bağ traktörüne kasa taktırır haydi çarşıya pazara… Ruhsatları yok elbet, olamaz da. Denge, yumuşaklık, yol tutma gibi bir vasfı yok patikada devrilebilir Allah muhafaza.
Tamam TOGG bir eksikliği giderdi, makam arabası ihtiyacını karşıladı en azından. Lâkin memleketin ucuz sevimli tutumlu bir arabaya ihtiyacı var ayrıca.
BEDAVADAN UCUZA
Çin uzun yıllar halkı bir kasket, bir urba ile oyalar, “al şu velespiti, uza” der vatandaşa. Derken Cherry ile “göng che” (yoldaş arabası) yapar.
Şimdi serbest ekonomi yanlısı oldular, onlarca marka ve modelle benim diyen firmalara kök söktürüyorlar.
Açın interneti girin Ali Baba’ya. Çin ve Hind firmalarında bir ‘tuktuk’ bin dolar civarında. Yani sadece 40-45 bin lira, bizde dört lastik vermezler adama.
Motosikletlere bakıyorum 500 dolardan başlıyor ki asgari ücretli de alıp biner rahatlıkla. Hele bin dolarına kıyarsan 250 CC ABS’lisini alırsın, bir sürü donanım da gelir yanında.
Mâlum artık bir ürünün ömürlük olmasına gerek yok, sekiz on sene sonra kimbilir neler çıkacak, dönüp de bakmayacaz bunlara...
OTOMOBİLİN SIRTINA...
Arabayı pahalı yapan ne? Vergi!
Devlet maalesef çok memur besliyor hem de şu yapay zekâ ve bilgisayar çağında... Belediyeler zabıta ablaların altına bin CC’lik Alman ve Japon motorları çekiyor. Merak ediyorum o kadıncağız ne yapacak bununla? 100 km’ye üç saniyede çıkan ve otomobil kadar yakan roketle seyyar mı kovalayacak acaba? Nereden baksan 250 okka, devirse yerden kaldıramaz bir daha.
Belediyeler bir yol lagası için bir minibüs adam yolluyor, bakıyorsun ikisi çalışıyor, on ikisi sigara içiyor. Bunların maaşları senden benden çıkıyor.
Bazıları da hastalık hastası gün aşırı sağlık ocağında. Torbalar dolusu ilaç istifliyor dolaba. Hayatı boyunca hastaneye gitmeyenler, vesveselilerin yükünü omuzluyor ne boynunun borcu varsa?
Hâl böyle olunca ÖTV, MTV, KDV katlanıyor, bin dolarlık motor 5 bine satılıyor, 300-500 binlik otomobiller milyona...

