Dünya değişiyor, dijital teknoloji ve yapay zekâ iş yapış biçimlerini kökten sarsıyor. Batı Avrupa ülkeleri; azalan nüfus, robotik gelişmeler ve yapay zekâ kıskacında sosyal güvenlik sistemlerini sil baştan kurguluyor.
Artık "bütüncül yaklaşım" ve "yaşam boyu güvence" yükselen trend.
Peki, biz neredeyiz? Ülkemiz, iki yıldan beri resmen "yaşlı ülke" kategorisine girdi. Ancak sosyal güvenlik sistemimize hâlâ neşter atılmadı. Değişen endüstri ilişkileri, yaşlanan nüfus, maaş ve yaş adaletsizliği ve sisteminden erken çıkışlar karşısında sistem alarm veriyor. Özellikle emeklilik sistemine artan serzenişler sistemin toplumsal ihtiyaçlara cevap vermekten uzak bir görüntü sergilediğini göstermektedir. Bu sorunların büyük bölümünün hükûmetin OVP ve Cumhurbaşkanlığı programlarında teşhis edildiği görülmektedir. Ancak 2023 yılından beri belirtilen plan ve programlar hayata geçirilemedi.
DİJİTAL DÖNÜŞÜM TEDBİRLERİ
OVP ile dönüşen iş gücü piyasası dinamikleri doğrultusunda yeni nesil çalışma modelleri, sektörel ihtiyaçlar ve beceri uyumsuzlukları dikkate alınarak güvenceli esnekliği artıran ve iradi işsizliğin azaltılmasını hedefleyen bütüncül politikalar hayata geçirilmesinin söz konusu olacağını dolayısıyla çalışma hayatında dijital dönüşümle ilgili düzenlemelerin hayata geçirileceğini izah etmiştik.
Öncelikle, OVP’de yer alan bu hedeflerin temel amacının SGK’nın prim gelirlerini artırarak mali açıdan daha sağlam hâle getirmek olduğunu söyleyebilirim. Bu bağlamda OVP hedeflerini;
* Kayıt dışılıkla daha etkin mücadele ederek, kapsam dışında bulunan nüfusun da sisteme dahil edilerek SGK'nın prim gelirlerini artırarak kasasını doldurmak,
* Sistemi yeni çalışma şekillerine uyumlu kılmak, yaşlanan nüfusun oluşturacağı yükü hafifletmek,
* Sağlık hizmetlerini daha verimli hale getirip israfı da önleyerek bu giderlerin azaltılmasına ya da en azından kontrol altına alınmasına yönelik tedbirler almak,
Şeklinde özetlemek mümkündür. Bu hedeflerin dijitalleşen çalışma hayatımıza ve hızla yaşanan nüfusumuzun sosyal güvenlik sistemi üzerine oluşturacağı ilave yükler açısından tam olarak çözüm olmasa bile kritik olduğunu söyleyebilirim.
SGK İLE İLGİLİ OLARAK ÖNGÖRÜLEN DÜZENLEMELER
Mevcut sistemde akılalmaz bir paradoks yaşanıyor. Asgari ücret ve komşu seviyelerde çalışanlar için çalıştıkça emekli maaşının düşmesi ya da aynı taban maaşta eşitlenmesi acı bir gerçek. Enflasyondaki yüksek dalgalanmaların yaşandığı dönemlerde sistemde daha fazla kalıp prim ödedikçe, bazen maaşların artış yerine önemli oranda azalması söz konusu olabilmektedir.
Hal böyle olunca, yaşı dolduran herkes arkasına bakmadan sistemden kaçıyor. Ya erkenden emekli oluyor ya da kayıt dışı çalışmaya yöneliyor. Bu durum, sosyal güvenliğin temeline dinamit koyuyor! Bu soruna karşı çalışanların sistemde kalmasına yönelik yeni bir sistem öngörülüyor.
EMEKLİLİKTE ÇALIŞTIKÇA KAZANDIRAN SİSTEM
Sosyal güvenlik sisteminin uzun vadeli mali sürdürülebilirliği güçlendirilecek, prim tabanı ve tahsilatı artırılacak, yeni çalışma biçimlerine uyum artırılacaktır.
Sosyal güvenlik sisteminde kişilerin daha uzun sürede istihdamda kalmasını teşvik eden, hakkaniyeti ve aktüeryal dengeyi önceleyen düzenlemeler hayata geçirilerek sistemin mali sürdürülebilirliği güçlendirilecektir.
Sosyal güvenlik sisteminin fiilî ve yasal kapsamının genişletilmesi ve kapsamda yer almayan grupların sisteme girişlerinin sağlanması için farklı meslek ve gelir gruplarına yönelik uygulamalar geliştirilecek, sosyal güvenlik mevzuatı değişen iş gücü piyasası şartlarına ve yeni nesil esnek çalışma şekillerine daha uyumlu hâle getirilecektir.
Prim borçlarının takip ve tahsilat süreçleri etkinleştirilecektir.
Sosyal Güvenlik Kurumunun bilişim sistemleri güçlendirilecek, kurumlar arası veri paylaşımı artırılacak, uzun dönemli mali sürdürülebilirliğe ilişkin göstergelerin düzenli olarak izlenmesi sağlanacaktır.
İstihdam teşviklerinden etkin olmayanlar sonlandırılacak, teşvik sisteminin sade ve etkin bir yapıya kavuşturulması sağlanacaktır.
HASILIKELAM: Maaş bağlama oranlarındaki (ABO) düşüşler, özellikle 1999 ve 2008 sonrası dönemde çalışanları cezalandırır hâle geldi. Oysa sistemin mantığı basit olmalı: Çok çalışan, çok kazanan daha yüksek maaş almalı. Şu anki tabloda SGK hem prim gelirinden mahrum kalıyor hem de daha erken maaş ödemeye başlıyor. Bu, "kaybet-kaybet" senaryosudur. Eğer "Çalışmayı Teşvik Edici Ödüllendirici Sistem" hayata geçirilirse hem kurum kazanacak hem de sigortalı huzur bulacak.
.....
Bu konuyla ilgili çözüm önerilerimizi ve emeklilerin gerçek beklentilerini mercek altına almaya devam edeceğiz. Sosyal güvende kalın!

