Bunlar için gereken finansman kaynağının büyük bir bölümünü, milli gelirden yıl içinde yapılan tasarruflar teşkil eder. Gönüllü tasarruf diye nitelendirilen mevduat, yatırımların gerçekleşmesi ve ekonomik hayatın devamı için gerekli mali kaynaklardan birini teşkil etmesi itibariyle büyük bir fonksiyon yerine getirmektedir. Bankalarda konsolide bütçeye yakın miktarlarda mevduat bulunmaktadır. İçinde bulunduğumuz ekonomik düzende bankalar, tasarrufları toplayan organların başında gelmektedir.
Bu iktisadi kuruluşların fonksiyonlarını yurt menfaatlerine en uygun tarzda yapmaları için bankalar mevzuatı ile gerekli kamu düzeni kurulmuştur. Bunun amacı bir taraftan tasarruf sahiplerinin emniyet içinde paralarını muhafaza etmelerini, diğer yandan da mevduatın yurt kalkınması ve ekonomik hayatımızın idamesi için en iyi şekilde kullanılmasını sağlamaktır. Her iki gayenin gerçekleşmesi de; iktisadi hayatta bankalara büyük bir güven beslenmesiyle mümkündür. Bunun için de bankaların mevzuatın belirlediği çerçeve içinde faaliyette bulunmaları ve yetkili devlet organlarının da lüzumlu denetim ve izlemeyi yerine getirmeleri şarttır. Bize göre bir yandan Hazine Müsteşarlığı bir taraftan da Merkez Bankası gerekenleri büyük bir titizlikle ve ellerindeki imkanlar nisbetinde yerine getirmektedirler. Bankaların murakabesi vaktiyle Maliye Bakanlığı''na aitti. Bu konuda yetkili olan Hazinenin başındaki kişi olarak 1964''ten itibaren 8 yıla yakın görev yaptık. Bu müddet zarfında teşkilattaki arkadaşlarımızla birlikte önem verdiğimiz hususlardan biri kamuoyunda gereksiz yorumlara sebep olur endişesiyle bankalarla ilgili konularda sessiz kalmaktı. Nitekim o dönemde beklenmeyen bir olay yüzünden durumu sarsılan bir banka derhal normal haline kavuşturuldu ve mesela 1967''lerdeki Kıbrıs olayları sırasında meydana gelen mevduat çekilişi Hazinenin ve Merkez Bankası''nın basiretli hareketi ile süratle önlendi. Bunlar olurken kamuoyuna hiçbir şekilde bilgi verilmedi. Fakat buna mukabil KİT''lerin yeniden düzenlenmesi çalışmalarının yapıldığı 1960''lı yıllarda bazı iktisadi devlet teşekküllerindeki banka bölümlerinin birleştirilmesinin düşünüldüğü sıralarda beklenmedik bir olay oldu.
Yanlış anlamalar yüzünden söz konusu bankalardan mevduat çekilmeye başlandı ve sonunda bu işten vazgeçildi. Yaşadığımız bütün olaylardan şahsen aldığımız ders, resmi makamlarla şahısların ve teşekküllerin bankalarla ilgili olarak onları masum şekilde de olsa tenkit edecek ve tasarruf sahiplerini ürkütecek beyanlardan kaçınmalarının gerekli olduğu şeklindedir.
İşte bu yüzdendir ki geçen hafta Bankalar Kanunu ile ilgili olarak basında çıkan haberler kamuoyunda olumsuz bir hava oluşturdu. Fakat ilgili Bakanın ve Müsteşarın beyanları bu durumu düzeltti ve mevduat sahiplerini rahatlattı. Temennimiz, ekonomik bünyenin damarları olan bankaların kan kaybına meydan verecek beyan ve tavırlardan ilgili, ilgisiz herkesin özenle kaçınmasıdır.

