Kaydet
a- | +A

Bankalar kanununda değişiklik yapılması ile ilgili olarak TBMM''de cereyan eden görüşmelerde bazı milletvekilleri zaman zaman mevduat sahiplerini korkutucu konuşmalar yaptılar. Eminiz ki, birçok küçük mevduat sahiplerinin yüreklerini oynattılar. Çünkü bazı konuşmacıların bankalar hakkındaki çizdikleri tablo gerçeklere uymadığı halde umudunu mevduatına bağlayanlar için çok korkutucu idi. İşte bu yüzden bu olay bizi tekrar bankalar ve güven ortamı üzerinde düşüncelerimizi belirtmeye zorladı.

1999 Bütçe Ekonomik raporunda, bankalarımızda 1999 Eylül ayı itibariyle mevcut mevduat 34,9 katrilyon gayri safi milli hasılamız cari fiyatlarla 124.9 katrilyon, mevduat bankalarının açtığı kredilerin toplamı ise 11.1 katrilyon lira olarak yazılıdır. 1999 Konsolide Bütçe gelirleri Eylül sonu itibariyle 12.6 katrilyon, giderleri ise 19.8 katrilyon liradır.

Bütün bu rakamlar gözönünde tutulduğu takdirde bankalarımızın ülke ekonomisinde işgal ettiği yerin parasal büyüklük bakımından ne kadar önemli olduğu görülür. Bu büyüklük sebebiyle bankacılık sisteminin arızalanması halinde ülke ekonomisinde önemli hasarlar oluşur. Nitekim, bahsettiğimiz yanlış söz ve bunların sebep olacağı rivayetleri, kitle psikolojisinin olumsuz yönünün hükmünü icra ettirecek dereceye varması halinde bankalara olan güven sürattle azalır, hatta paniğe sebep olur. Netice itibariyle doğru yanlış birtakım bankaların isimlerinin piyasaya fısıltı gazetesi vasıtasıyla yayılması bunlarda mevduatı bulunanları para çekme hareketine geçirir. Böyle hallerde de çok kötü durumlar hasıl olur. Nitekim bankalarla ilgili olarak isim zikretmek suretiyle yanlış beyanlarda bulunulması da bu yüzden kanunen yasaklanmıştır.

Diğer taraftan bankaların belirttiğimiz önlemlerine uygun faaliyette bulunmaları için bütün ülkelerde bunların kuruluşları ve işleyişleri belli bir nizam altına alınmıştır. Bizdeki bankalar kanunu da dünyadaki uygulamanın bir parçasını teşkil etmektedir. Bütün bu yazdıklarımızla ifade etmek istediğimiz hussuları şöyle özetleyebiliriz:

a) Bankalar tasarrufların fiziki olarak muhafaza edildiği yerlerdir.

b) Bu tasarruflar bankalar aracılığı ile ülke ekonomisinin işleyişinde ve aynı zamanda yeni yatırımlara finansman imkanı sağladıkları için ülke kalkınmasında baş rolü oynamaktadırlar.

İşte bu sebeplerle bankaların ülkemiz ekonomisi bakımından arzettiği büyük ehemmiyet dolayısıyla hükümetin gösterdiği özen ve duyarlılığı, kamuoyu oluşturan bütün kesimlerin de aynı şekilde göstermeleri icap eder. Bu arada bankalarımızın taşıdıkları sorumluluğa uygun olarak faaliyette bulunmaları ayrıca büyük önem taşımaktadır. Bilhassa devletin tanıdığı mevduat güvencesine dayanarak bankacılığın gerekli kıldığı özeni yeterince göstermiyor şeklinde bir intibaın doğmasına sebep olunmamasına, bankaların çok dikkat etmeleri gerekmektedir. Bilhassa mevduata verilen faizlerde gereksiz rekabet bozucu hareket tarzları da büyük önem taşımaktadır.

Netice olarak diyebiliriz ki, bankalar ülkelerin ekonomik bünyelerinin kan damarlarına benzerler. Bankacılık dünyasının herhangi bir rahatsızlığa uğramaması için hükümetin gösterdiği özene benzer şekilde bankaların ve kamuoyu oluşturan kesimlerin itinalı hareket etmesi gerekir. Ayrıca olumlu sonuç oluşturacağına inandığımız, hükümetin enflasyonla mücadele gayretlerine paralel olarak, bütün bankaların şimdikine nazaran çok düşük faizle işleyen yeni bir ekonomik ortama göre kendilerini hazırlamalarında büyük bir zaruret görüyoruz. Kaldı ki bankalar kanununda, yapılan yeni değişiklikler de bu şekilde hareketi gerektirmektedir. Beş banka ile ilgili olarak alınan kararlar da bu düşüncelerimizi teyit etmektedir.