Kaydet
a- | +A

Uzun yıllardır etkisinde kaldığımız enflasyonun yanında, ekonomik gelişmemizde son yıllarda beliren sıkıntılı durumun da ülkemiz için büyük bir sorun olduğu bilinmektedir. Bu defa her iki alanda İstatistik Enstitüsü''nden verilen bilgiler oldukça ferahlatıcı bir döneme girebileceğimizi göstermektedir.

Önce fiyat hareketleri ile ilgili bilgileri ele alalım.

Devlet İstatistiik Enstitüsü''nün Haziran fiyat hareketleriyle ilgili olarak verdiği bilgilere göre söz konusu ayda Toptan Eşya Fiyatları % 0.3, Tüketici Fiyatları ise % 0.7 arttı. 6 aylık enflasyon rakamları Toptan Eşya''da % 18.5, Tüketici fiyatlarında ise % 17.8 oldu. Yıllık Enflasyon Toptan Eşya Fiyatlarındaa % 56.8, Tüketicininkinde ise % 58.6 olarak gerçekleşti. Geçen yıl bu rakamlar % 50.3 ve % 64.3 idi.

Bütün bu rakamlar fiyat hareketlerinde hükümetin kararlılıkla yürüttüğü enflasyonla mücadele programının olumlu sonuçlar verdiğini ve vereceğini göstermektedir.

Ekonomik gelişmemizle ilgili bilgilere gelince; bu yılın ilk üç aylık döneminde ekonomimiz yüzde 4.2''lik bir gelişme kaydetti. Geçen yıl sonunda ekonomimiz % 6.4 oranında ve ilk üç aylık dönemde ise % 8.7 daralmıştı. Bu yılın ilk üç ayında Sanayi''de % 2.8''lik, ticarette ise % 10.1''lik artış oldu. Bu büyümede ithalatın rolü büyüktür. Ayrıca, Haziran ihracatımız da 1999''a göre % 6.2 artmıştır.

Diğer taraftan ilk üç ay zarfında ticaret sektörü % 10.1, Sanayi % 2.8 büyürken tarım sektöründeki gelişme % 0.4''te kaldı. İnşaat sektöründe ise mevsim dolayısıyla yüzde 2.5''lik küçülme oldu. Bunda zelzele faktörünün de ortaya çıkardığı yeni inşaat kurallarının rolü bulunduğunu unutmamak gerekir.

Bütün bu verileri fiyat hareketleriyle birlikte değerlendirirsek ekonomik hayatımızda düzelme ümitlerinin güçlendiğine dair belirtilerin gözle görülebilir olduğu kanaatine varırız.

1946''dan beri kamu görevlisi ve 1990''dan sonra da özel kesimde çalışan biri sıfatıyla ekonomik durumumuz hakkında edindiğimiz tecrübelere dayanarak ifade etmek isteriz ki, ülkemiz gerek müteşebbisleri gerek maddi kaynakları itibari ile çok elverişli bir durumda bulunmaktadır. Ekonomik hayatımız büyük bir dinamizmin içindedir. Biz 1980-1983 yılları arasında Ticaret Bakanı olarak görev yaptığımız sırada ihracat konusunda insanlarımızın başarılı olabileceği hususunda endişelerimiz çoktu. Zira 1965''te ihracatı 400 milyon doları aştı diye adeta bayram yaptığımız yıldan daha 15 sene geçmişti.

Bu kısa sürede ihracatçılarımızın ve bunlara mal üreten sanayicilerimizin gösterdiği performans hakikaten göğüs kabartıcıdır. İşte bu hal şimdi ekonomimizin bütün kesimlerinde görülmektedir. Ne var ki, iç siyaset ortamı bu pozitif görünümümüzün gerekli kıldığı alt yapınıın gelişmesini engellemiştir.

Bunun sonucunda da gelir dağılımı ve işsizlik enflasyon canavarına eşlik etmişlerdir.

Her zaman ifade ettiğimiz gibi eğer iç politika hayatımızda ülke menfaatlerimize yararlı, partizanlık etkisinin en aza indiği bir düzen içine girersek başka bir ifade ile ülke ekonomisi için gerekli alt yapıyı süratle tamamlamaya yönetirsek bu meyanda kamu gelir-gider dengesini sağlarsak kanaatimiz o ki yukarda bahsettiğimiz sıkıntılar süratle azalacak ve iktisadi bünyemiz gerçek gücünü gösterecek hale gelecektir.