Geçen hafta Devlet İstatistik Enstitüsü, Eylül ayına ait fiyat endekslerini ilan etti. Verilen bilgilere göre enflasyon bakımından yazdan sonra ilk fiyat hareketlerini yansıtan Eylül rakamları bize göre bu defa iyi bir görüntü göstermiştir. Nitekim Toptan Eşya''da fiyat artışı % 2.2 oldu. Tüketici''de artış ise % 3.1 olarak gerçekleşti. Yılbaşından bu yana toptan eşya fiyatları % 23.3, Tüketici fiyatları ise % 26.9 arttı. Yıllık enflasyon Toptan Eşya Fiyatlarında % 43.9, Tüketici fiyatlarında ise % 49 oranında arttı.
Oniki yıldan beri ilk defa enflasyon nisbeti yıllık % 50''nin altına indi. Geçen yılın Eylül ayında Toptan Eşya''da artış % 5.9, Tüketici fiyatlarında ise % 6 olmuştu. Geçen yıl Eylül ayında Toptan Eşya''da 5.9''luk Tüketici''de ise % 6''lık yükselme gerçekleşmiştir.
Bütün bu verdiğimiz bilgiler gösteriyor ki, hükümetin kararlı tutumu enflasyonla mücadelede başarılı sonuçlar vermektedir. Dışarıda ve içeride büyük anormal olaylar olmazsa ve iç siyasetteki nisbi istikrarlı durum devam ederse enflasyonla savaşta belli bir başarı çizgisine kadar yaklaşmak kabil olacaktır.
Her ne kadar elimizdeki rakamlar hükümetin ilan ettiği yıl sonuna ait % 25''lik artış düzeyini aşacak gibi görünüyorsa da, bize göre enflasyonla mücadelede hükümet başarıya ulaşmış bulunmaktadır.
Bilindiği gibi ekonominin yönetiminde hükümetlerin tesbit ettikleri hedef rakamları illa erişilmesi gerekli nihai rakamlar değildir. Önemli olan belirlenen hedeflere doğru ekonominin yönelmesidir.
Toplumun her kesiminde hükümetin tayin ettiği hedeflere yıl sonunda varılmayacağı için tenkitler yapılmaktadır ve mesela denilmektedir ki, "Daha Eylül ayında hükümetin gerek Toptan Eşyada gerek Tüketicide belirlediği % 25''lik hedef aşılmıştır. O halde hükümet bu konuda başarılı olamamıştır." Biz bu düşünce tarzına katılmıyoruz. Çünkü enflasyonla mücadelede hükümet evvela 17 yıldır hasretini çektiğimiz fiyat artışlarının belini kırma olayını gerçekleştirmiştir ve bilhassa iş alemince hükümetin bu kararlı hareket tarzı kabul edilmiştir. Bunun manası iş aleminin hükümete ekonomik açıdan güveni vardır. Bize göre bu güven kuraklık çeken bir ülkeye yağan yağmur kadar önemlidir. Bizce hükümetle özel kesim arasında ekonominin yönlendirilmesinde net olarak görülen bu güven havası ekonomik hayatımızın iyiye gidişinde büyük bir rol oynayacaktır.
Bu arada bütün bu iyi görüntülere rağmen bilinmesi gereken en önemli husus; enflasyonla mücadelede iki olayın önem taşıdığıdır. Bunlardan biri mücadeleye başlanıldıktan sonra fiyat artış hızlarının kesilmesidir. Ancak bu olay çok yanıltıcı bir karakter taşır. Şöyle ki, hükümetin aldığı bütün kararlar daha ziyade para-kredi konularına ait bulunmaktadır. Halbuki, Türkiye''deki enflasyonun en büyük sebebi kamu gelir-gider dengesinin bozukluğudur. Bu bozukluk giderilmeden enflasyonla mücadelenin başarısının devamı mümkün değildir. Bununla ikinci önemli noktaya gelmek istiyoruz. Bu enflasyonla mücadelenin başarıya ulaşması yani başka bir ifadeyle fiyat artışlarının tek rakamlı hale gelebilmesi için kamu gelirlerini artırmak, kamu giderlerinde mevcut aşırı israfın önlenmesi şarttır. Bu iki husus sağlanmadıkça şimdiki başarılı sonuçların devamı mümkün değildir.
Bu itibarla temennimiz, hükümetin şu andaki ekonomik politikasını kararlılıkla devam ettirirken diğer taraftan da kamu giderlerinde etkili tasarruf tedbirlerini alması ve aynı zamanda bütün vergi doğuran olayların vergi idaresince kavranmasının sağlanmasıdır. Hemen belirtelim ki, her iki temennimizin gerçekleşmesi o kadar kolay bir konu değildir. Bunun için sabırla beklenmesi gerekmektedir.

