Geçenlerde hükümet, KİT''lerin mali ve diğer sorunlarının giderilmesi için çözüm bulmak üzere ilgili bakanlardan oluşan bir komisyon kurulmasına karar verdi. Devlet işletmeciliği diye isimlendirebileceğimiz Kamu İktisadi Teşebbüslerinin (KİT) doğuşu Cumhuriyet döneminde olmuştur. Ama daha Cumhuriyetten önce de devlet, Zeytinburnu, Feshane, Hereke gibi birçok fabrikalara sahipti.
Halen ekonomik yapımızın eriştiği düzeyde büyük rolü olan KİT''ler hakkında bazı bilgiler vermek isteriz.
KİT''lerin toplam hasılatı 1998''de 10 katrilyon, 1999''da 18 katrilyon TL''dir. 2000 yılında bunlardan 27,6 katrilyon hasılat beklenmektedir. KİT''lerde çalışanların genel toplamı 1995''te 496 bin, 1997''de 466 bin, 1999''da 437 bin kişi idi. Yatırımlarına gelince; KİT''ler 1996''da 164.7 trilyonluk, 1997''de 377 trilyonluk, 1998''de 891.7 trilyonluk, 1999''da da 1.4 katrilyonluk yatırım yapmışlardır. Görüldüğü gibi KİT''lerin ekonomik hayatımızda oynadığı rol çok büyüktür. (KİT)''ler bünyelerinde çalışanların adedini gözönünde tutarsak aile fertleri hesabıyla takriben en az 2.5 milyon insanın ekmek kapısıdır. Diğer istatistik bilgileri de gözönüne alırsak bu ekonomik varlığımızın büyük bir potansiyele ve fonksiyona sahip olduğunu görürüz.
KİT''ler 1964 yılından önce 3460 sayılı kanun hükümleri çerçevesinde yönetilirlerdi ve Yüksek Murakabe Heyeti tarafından denetlenirlerdi.
KİT''lerle ilgili bir anımızı nakletmek isteriz.
1960 Mayıs ihtilalinden sonra takriben Haziran ortalarıydı. Maliye Müsteşarı Merhum Sait Naci Ergin, bizi makamına çağırdı ve 20 gün içinde KİT''lerin maliye durumunu inceleyip bunların düzeltilmesi için öneriler getirmemizi istedi. Çünkü Milli Birlik komitesinden böyle emir gelmişti. O sırada, Hazine Genel Müdür yardımcısıydık. Eski Başbakanlık Müsteşarlarından merhum İsmail Ertan da hesap uzmanlığından hazineye yeni geçmişti. Onunla birlikte biz hemen yoğun bir çalışmaya girdik. Bütün KİT''lerin en yakın tarihli denetleme raporlarını inceledik. Gördük ki o raporlarda bu kuruluşların mali sıkıntıya girip, ekonomiye adeta yük durumuna gelmelerinin sebeplerinin tamamı yer almış ve bunları giderecek tedbirler de gösterilmiş. Eğer bu raporlar zamanında gözönünde tutulup gerekleri yapılsaydı sanıyoruz, o zamanlardaki hatta şimdiki KİT problemleri hiç olmaz ya da daha düşük düzeyde bulunurdu.
Biz, yaptığımız 20 günlük çalışma sonunda hazırladığımız raporu tek cümle olarak
bir kararname taslağı ile sonuçlandırmıştık. Bunda da "KİT''ler yeni baştan düzenlenmeli ve hem hazineye hem de birbirlerine olan borçları konsolide edilmelidir" yazılıydı. Zamanın Maliye Bakanı merhum Sn. Ekrem Alican''a bu tasarıyı götürdüğümüzde kendisi bize "Dağ fare doğurdu" diye takılmıştı.
Sonradan olaylar, raporumuz istikametinde gelişti. Bir yandan KİT''lerin bir kısım borçlarını konsolide eden 154 sayılı kanun yürürlüğe girdi. Diğer taraftan da bunların çerçeve kanunu olan 440 sayılı kanun TBMM''ce kabul edildi. Sonra da söz konusu kanunun gereği olarak KİT''lerin yeniden düzenlenmesi faaliyetine geçildi. Kamudaki görevimiz sırasında edindiğimiz bilgilerin ışığında sahip olduğumuz kanaat şudur:
Ülkemizin ekonomik hayatında çok önemli fonksiyonu olan KİT''ler eğer ekonomik kurallara göre hareket edilerek çalıştırılsaydı ve iç siyasetin olumsuz etki alanında kalmasaydı sanıyoruz bunlara ait bugünki ekonomik sorunlar meydana gelmezdi.
Temennimiz KİT''ler için kurulan komisyonun önerilerinin iyi sonuçlar vermesi ve 40 yıl önce bizimle başlayan komisyon faaliyetlerine ihtiyaç kalmayacak şekilde bunların sorunlarının giderilmesidir.

