İstatistik Enstitüsü''nce verilen bilgilere göre Ocak ayında toptan eşya fiyatlarında % 2.3 tüketiciler de ise % 2.5 oranında artış meydana geldi. Ocak ayı itibariyle yıllık enflasyon toptan eşya fiyatlarında % 28.3, tüketici fiyatlarında ise % 35.9 oldu. Bu rakamlar 14 yıldan beri kaydedilen en düşük seviyede bulunmaktadır. Nitekim, en son 1987 yılı Ocak ayında yıllık enflasyon toptan eşyada % 23.5, tüketici fiyatlarında ise % 30.3 olmuştu. Bu yıldan sonra 1988''de yıllık enflasyon toptanda % 53.6, tüketicide % 59.6 olmuş. Diğer yıllarda da yıllık artışlar 1995''te toptanda %106. 8, tüketicide ise % 30.6''ya kadar çıkmıştı. Geçen yıl, Ocak ayı enflasyonu, toplamda % 88.4, tüketici de ise % 68.9 olmuştu.
Geçen yıl Ocak ayında, toptan eşya fiyatlarındaki artış % 5.8. tüketicilerde ise % 4.9 olduğuna göre bu yılın ilk ayında geçen seneninkine göre, toptan eşya fiyatlarında % 3.5''luk tüketicilerde ise % 2.4''lük bir azalma var demektir. Toptan eşya fiyat artışlarında Devlet sektöründeki artış % 1.4, özel kesiminkinde ise % 2.7''dir.
Enflasyonla ilgili bilgiler değerlendirildiği takdirde fiyat artışları bakımından hükümetin geçen yılın başında uygulamaya koyduğu programın başarıya ulaştığını söylemek mümkündür. Bakınız, bu program hakkında 27 Haziran 2000 tarihli Ekonomik ve Sosyal Konsey Birliği dolayısıyla Devlet Planlama Teşkilatı''nın hazırlayıp basına dağıttığı değerlendirme notunda neler yazılmıştı:
"1999 yılı sonunda Türkiye ekonomisi, reel faizlerin sürdürülemez düzeylere yükseldiği, kamu finansman dengesinin önemli ölçüde bozulduğu, iç borç stokunun hızla arttığı, fiyat artışlarının tekrar hızlanma eğilimi kazandığı, ekonomik aktivitenin önemli ölçüde daraldığı bir görünüm arzetmekteydi. Bu yapısı ile Türkiye ekonomisi özellikle, kamu finansmanı alanında ciddi bir krizin eşiğine gelmiş bulunmaktaydı. Ekonominin makro dengellerindeki bu sürdürülemez yapı, orta vadeli ve kapsamlı programın uygulamaya konulmasını zorunlu hale getirmiş, bu çerçevede 2000-2002 dönemini kapsayan makro ekonomik program hazırlanarak uygulamaya konulmuştur.
Uygulamaya konulan makro ekonomik program 4 ana unsura dayanmaktadır. Kamu kesimi, faiz dışı dengesinde yüksek oranlı bir iyileşme sağlayarak kamu borç stokunu sürdürülebilir bir yapıya kavuşturacak maliye politikaları programın 1. unsurunu oluşturmaktadır. 2. unsur, enflasyon hedefi ile uyumlu gelirler politikalarıdır. Enflasyonun düşürülmesine odaklanmış para ve kur politikaları ile kamu dengesinde öngörülen iyileşmeyi ve enflasyondaki düşüşü kalıcı kılacak yapısal reformlar programın diğer temel unsurlarını oluşturmaktadırlar.
2000 yılının ilk yarısında program kapsamında makro ekonomik istikrarı sağlayacak ve yapısal dönüşümü gerçekleştirecek önemli adımlar atılmıştır. Programın olumlu etkileri, hem yurt içi hem yurt dışı mali piyasalarda görülmeye başlanmış iç borçlanma mevduat ve kredi ve faiz oranları hızla gerilerken, dış finansman imkanları artmış, uluslararası derecelendirme kuruluşları Türkiye''nin kredi notunu yükseltmişlerdir. 2000 yılının ilk iki ayında yüksek seviyesini koruyan aylık fiyat artış hızları izleyen dönemde programda öngörüldüğü şekilde önemli ölçüde yavaşlamaya başlamıştır."
Bu notta yazılı olanları nazarı itibara alarak bir değerlendirme yaparsak, program enflasyon hızı bakımından başarıya ulaşmıştır diyebiliriz. Halen içinde bulunduğumuz ekonomik ortamdaki işsizlik, gelir dağılımındaki dengesizlik, piyasa durgunluğu gibi durumlar ise programa gölge düşürmemelidir. Çünkü, bu konulardan ilk ikisi zaten ülkemizin kalkınmasıyla ilgilidir ve zamana bağlıdır. Diğeri ise enflasyonla mücadelede geçici olarak ortaya çıkması beklenilen olumsuzluktur ve siyasi istikrarsızlık olmazsa bir süre sonra bunun yavaş yavaş ortadan kalkması beklenmelidir.

