Birbirinden garip olayların ve gelişmelerin yaşandığı ülkemizde, dün idam cezası onanan Sakık için, böylesi bir "acındırma" veya "vazgeçirme" kampanyası açılmayacağını sanıyoruz. İşin en ilginç yönü ise, bir caninin Avrupa tarafından korunurken, bizlerden de himaye görmesi...
Yıllar yılı, bebe demeden, çoluk çocuk demeden binlerce vatandaşımızın ölüm emrini veren bölücübaşı Öcalan''ın, maksadına nail olmadan yakalanıp, idama mahkum edilmesinden sonra, Türkiye''de büyük bir görüş ayrılığına sebep olması ne kadar garip! Gerçi; milletimizin büyük çoğunluğu Öcalan hakkında verilen idam cezasının infazını samimi bir şekilde istemekte ve heyecanla beklemekte. Ne var ki; MHP dışındaki başta hükümetin iki kanadı olmak üzere birçok politikacı, bilim adamı, entelektüel, bürokrat, diplomat ve işveren Öcalan''ın idam cezasının infaz edilmesine karşı. Bu arada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi''nin kararı da "demoklesin kılıcı" gibi, milletin vazgeçilmez isteği üzerine gölge düşürüyor. Arzu etmemekle beraber öyle sanıyoruz ki; Öcalan ile ilgili iç hukuk prosedürü bittikten sonra, ayrılık-gayrılık daha da su üstüne çıkacak, bir yerde ne yazık ki; bölücübaşı fena bölecek.
SAKIK''IN İDAMI Birbirinden garip olayların ve gelişmelerin yaşandığı ülkemizde, dün idam cezası onanan Sakık için, böylesi bir "acındırma" veya "vazgeçirme" kampanyası açılmayacağını sanıyoruz. İşin en ilginç yönü ise, bir caninin Avrupa tarafından korunurken, bizlerden de himaye görmesi... İdam cezasına, çoğu kişi gibi biz de karşıyız. Ancak, yürürlükteki yasaların uygulanmasına da engel olunmasını, hükümranlık haklarımıza müdahale olarak değerlendiriyoruz. Üstelik, Öcalan''ın idam kararının infazı ile ölüm cezasının yasalarımızdan kaldırılmasını ayrı ayrı değerlendiriyor ve manalandırıyoruz. Kulakları çınlasın, Altemur Kılıç ağabey, yalnız olduğunu sakın sanmasın. Her şeye rağmen, bölücübaşının bizleri daha fazla bölmesine müsaade etmeyelim, ortamı hazırlamayalım. Tekrarlıyoruz, idam cezası mutlaka kalkmalı ama...

