Bugün 29 Ekim 1999... Türkiye Cumhuriyeti''nin 76''ncı kuruluş yıldönümü. Yani; Türk milleti için bayram...
Cumhuriyet Bayramı''nı, deprem faciası ve son nahoş olaylar yüzünden belki buruk kutluyoruz. Ancak; yine de içimizde derinden derine coşku kıpırdıyor. Geçen 75 yıla bakıp heyecanlanmamak mümkün mü?
Ne var ki; bugünü kutlarken, manasını kavramak, değerini anlamak ve sağduyu içinde değerlendirmek gerekiyor.
Öteden beri, "Cumhuriyet hepimizin" diyoruz. Bu değerlendirmeyi ısrarla sergilerken, Cumhuriyet''e ihanet edilmemesini, istismara uğramamasını, ayrılık gayrılık doğmamasını istiyoruz.
Gerçekten de Cumhuriyet hepimizin üzerinde titreyeceği ve anlaşmak mecburiyetinde olduğu "ortak değerimiz."
NİMETLERİNDEN İSTİFADE
Cumhuriyet''i "milletçe" kutlarken, nimetlerinden de "milletçe" yararlanmak istiyoruz.
Cumhuriyet''in 75''inci yıldönümünde de belirttiğimiz gibi "Cumhur olmadan, cumhuriyet olur mu?"
Bu aziz vatanın üzerinde yaşayan herkes bir ağızdan "YaşasınCumhuriyet" diye bağırmak istiyorsa -ki bağırmalı da- buna engel olunur mu?
Unutulmamalıdır ki; Türkiye Cumhuriyeti, Türk milletinin vazgeçilemez ortak değerlerinden ve varlıklarından... Bu realite karşısında, hiçbir inkâra, hiçbir telâşa, hele ayırımcılığa, dışlamaya asla gerek yoktur sanırız.
Bu arada, Cumhuriyet''in milletimize tanıdığı özgürlüğü, sağladığı imkanları görmezlikten gelmenin, ilkelerini aşındırmaya kalkışmanın da vebali asla hatırdan çıkarılmamalı.
Türk milletinin artık vazgeçilemez bir hayat tarzı olan Cumhuriyet''i tanımamanın, tam anlamıyla sindirememenin mantıksızlığı ve zararları ortada değil mi?
Cumhuriyet hepimizin. Öyleyse, hep beraber, "Yaşasın Cumhuriyet" diye haykıralım.

