Kaydet
a- | +A

Kim ne derse desin, Türkiye''nin bir değişim sürecine girdiği gerçeğiyle karşı karşıyayız. Kavramına daima saygı duyduğumuz ve kurumsal olarak desteklediğimiz devlet, ne yazık ki, çatır çatır çatırdıyor. Dün de belirtmiştik, bugün altını çizerek yeniden dile getiriyoruz;

"Cumhurbaşkanı''ndan muhtarına, Yargıtay Başkanı''ndan hakimine, işvereninden işportacısına kadar herkesin ''değişim''den bahsettiği Türkiye''nin kabuğunu değiştirmesinden başka çıkar yolu da yoktur sanırız." Gerçekten de, kaçınılmaz bir değişim süreci içindeyiz. Bakınız, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz''ın da acı fakat cesur sözlerine... Ünlü profesörlerimiz de aynı endişeleri seslendiriyor. Kısacası, artık "Bu elbise dikiş tutmaz..." Biz "Kabuk çatırdıyor" demiştik. Türkiye''nin kabuk değiştirmek mecburiyetinde olduğunu öne sürmüştük.

HERKES HEMFİKİR Aslında, herkesin hemfikir olduğu, mukadder bir süreci manşetlerimize taşırken, dikkatleri çekmek üzere gazetecilik görevimizi yerine getiriyoruz. Bu arada, değişim sürecine engel olmak isteyen kişi ve kurumları da böylece bir yerde uyarmış oluyoruz, Ne var ki, zaten ekonomik hatta siyasi bunalımlar içinde olan bir Türkiye''de, değişim sürecinin çok zor olacağını da unutmamak gerekiyor. Öte yandan, kabuk değiştirme sancıları içinde olan ülkemizde çeşitli safsatalarla ortalığı karıştırmanın da tehlikeleri göz ardı edilmemeli. Açıkçası, kabuk çıtırdarken, dökülmeler de, kırılmalar da olabilir. Önemli olan değişimi sağlıklı gerçekleştirebilmek... Değişim sürecini ne kadar hafif atlatırsak o kadar çabuk refah ve huzura ulaşırız. A''dan Z''ye kadar yani sistemin tümünün ıslahı anlamına gelen değişimin gayesi, milletimizin daha fazla refah ve huzur içinde 21''inci yüzyılı yaşamasından başka bir şey

değil ve olmamalı.