Yüzümüzün akıyla çıktığımız AGİT, kim ne derse desin, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel''in büyük bir başarısı. Gerçekten de; AGİT''in İstanbul''da yapılmasına karar verilmesinden, deprem ortamında ertelenmemesine kısacası başlangıcından bitimine kadar Demirel''in girişimleri tesiri ve izleri mevcut. "Baba, zirveye mührünü vurdu" dense yeridir sanırız. Zaten ilk AGİT toplantısına katılıp da, İstanbul Zirvesi''nde de bulunan tek lider Demirel''den başkası değil ve de olamaz. Cumhurbaşkanı Demirel, konumunun farkında fakat bu özelliğini pek öne çıkarmak istemiyor. Sadece, zirvenin gidişatından ötürü "Şimdi koltuklarımın altında karpuz var sanki" demekle yetiniyor.
Demirel, önceki gece, Swissotel''de yapılan yemek öncesinde yaptığımız görüşmede AGİT''in ve İstanbul Zirvesi''nin püf noktalarını, ilgi çekici yanlarını anlatırken, mümkün olduğu kadar kendini arındırmaya çalıştı. YELTSİN''İ SORUYORUZ Cumhurbaşkanı Demirel''e, zirvede sıkışan Yeltsin''in tavrını sorduk ve ilgi çekici bir cevap aldık: "Arslanı öldürmüşler, fakat başını da toprağa gömmeye çalışıyorlar." Demirel, daha sonra özel bilgiler veriyor, benzetmelerde bulunuyor ve "Artık Rusya''dan korkulmaması gerektiğini anlatmaya çalıştım" demekten kendilerini alamıyor. Sovyet liderlerinden birine, Almanlar''ı, kasdederek bir millet, nasıl iki ülkede yaşar sorusunu yönelttiğinde "Avrupa''da sınırların değiştirilmesi savaş anlamına gelir" cevabını aldığını hatırlatan Demirel, eninde sonunda demokrasi ve insan haklarının galip geldiğini ve geleceğini de vurguladı. Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök ve Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yalçın Doğan ile birlikte bizlere samimi bir şekilde AGİT ile ilgili bilgiler veren Demirel, zirvenin insanlar için hayırlara vesile olacağını da belirtti. Bu arada, Rusya Devlet Başkanı Yeltsin''in, öğlen yemeği sırasında, bir lokma ekmek ve peynir yedikten sonra "Bill ben gidiyorum" diyerek ayrıldığını öğrendik. Bütün önemi, bütün ihtişamı ile 1000 yılın zirvesi gelip geçti ama yankıları daha çok sürecek.

