Kaydet
a- | +A

Türkiye''nin alabildiğine çarpıcı, stratejik ve renkli şu gündemine bakınız.

Bir yandan, ekonomik krizi bile unutturan depremlerle boğuşurken, diğer yandan Clinton rüzgârı esiyor, bu arada dünya liderleri İstanbul''da toplanıyor.

İnsanın soracağı geliyor:

Acaba hangi ülke böylesine değişik boyutlu, böylesine önemli olayları iç içe yaşayabilir.

Gerçekten de, bu gündemle yaşamak, bu gündemi realize etmek, birkaç günlüğüne de olsa çok güç.

Ne var ki, Türkiye''nin gündemin uhdesinden geleceği ve zoru başaracağı şimdiden görünüyor.

Tabii ki, çeşitli aksaklıklar, en azından korkunç bir trafik tıkanıklığı olabilir ve en önemlisi geleneksel politikamızdan tavizler verilebilir.

ÖLÇÜYÜ KAÇIRMAMAK

Ancak, böylesine dolu ve iç içe gündem kargaşasında, milli politikamızdan hiçbir tavizin de verilmemesi gereğine dikkatleri çekmek istiyoruz.

Özellikle ABD ve Türk halkı üzerinde büyük etki bırakan sempatik başkan Clinton''ın yıllar sonra Türkiye''yi seçmelerinin faturası ağır olmamalı.

ABD, Ortadoğu''ya, Kafkaslar''a ve Balkanlar''a daha rahat ulaşmak için Türkiye''den yararlanmak isterken, üzerinden geçmeyi tasarladığı köprünün, sallanmaması, hatta yıkılmaması için her türlü hesabı yapma ve her türlü önlemi alma zorunluluğunu kendinde bulmalıdır sanırız.

20''nci yüzyılın son zirvesinde, gelecek asrın dünyasını şekillendirirken, toplantıların süper ülkesi ABD, Türkiye''nin konumunun ve öneminin gözardı edilmemesinin mücadelesini de vermeli.

Bu arada, Amerika ve Rusya kozlarını paylaşırlarken, Türkiye''nin burnunun bile kanamaması gerekiyor.

Kısacası, Türkiye bunca sıkıntı içinde ve uğruna en az 6 milyon dolar harcadığı AGİT''ten elleri boş çıkmamalı.