Nedeni ne olursa olsun, iki iktidar ortağı MHP ile ANAP arasında çıkan ve bir türlü bitmeyen anlaşmazlığın koalisyonun geleceğini tayin edecek sıcaklığa getirilmemesi gerekiyor. Büyük ümitler bağlanan ve doğrusu başarılı icraat sergileyen 57''nci hükümetin bozulması, hem siyasi, hem ekonomik krize sebep olacak ağırlık taşıyor. Nitekim, bunu en iyi kavrayan ve tehlikenin boyutunu tahmin eden Başbakan Bülent Ecevit''in uyarıları ard arda sıralanıyor. Aslında, merkez sağ''ı paylaşan iki siyasi partimizin özellikle liderlerinin arasını Başbakan sıfatı da olsa Ecevit''in bulmaya çalışması, ne kadar ilgi çekici. Bu girişimlerinden ötürü Başbakan Ecevit''i desteklememek hatta kutlamamak elde değil. Çünkü iki liderin birbirlerine zaman zaman ağırlaşan eleştirilerinin, ülkeye getireceği faturanın bedelini en çok Ecevit görmekte ve gelişmeleri endişe ile izlemekte.
Durmasını bilmek Şimdi, sağduyu sahibi her vatandaş, Türkiye''nin geleceği adına bu sürtüşmenin durmasını veya durdurulmasını beklemektedir sanırız. Aslında, haklıyı haksızı bir kenara ayırmadan, bu anlaşmazlığın en azından dondurulmasında, her iki partinin ve liderinin de sayısız faydaları bulunuyor. Yoksa, gerçekten de yazık olacak. Hem de çok yazık. Gerçi belki de demokrasinin cilvelerinden biriyle karşı karşıyayız fakat, "kantarın topuzu da kaçırılmamalı". Zaten eğer Mesut Yılmaz''ın pozisyonu Yüce Divan''a gidecek bir belirginlik taşıyorsa, ANAP''la koalisyon yapmanın ne gereği vardı! Hatta MHP''ye sorumluluk yüklemez mi? ANAP lideri bunu defaatle tekrarlarken, kamuoyunda "anlayışla" karşılanıyor. Buna mukabil, MHP haklı olarak hükümet ile Meclis safahatının birbirine karıştırılmamasını istiyor ve savunuyor.
Hassas dengeler Görülüyor ki, iş tırmandırıla tırmandırıla hassas hale getirilmiş bulunuyor. Bu aşamadan sonra, hem Ecevit, hem Yılmaz hem de Bahçeli''nin çok dikkatli, serinkanlı ve uzlaştırıcı politika izlemesi beklentisi içindeyiz. Ortada bunca politik ve ekonomik hatta sosyal sorun varken, ülkemizin yeni bir buhrana tahammülü olmadığı da ortadayken, "kerhen" de olsa uzlaşmadan başka bir çıkar yol olmadığı gün gibi aşikâr. Bu arada, MHP''li Milletvekillerinin SEKA Komisyonu''nda verdikleri menfi oyların da artık konu edilmemesi hatta yargılanmaması varılması muhtemel uzlaşının anahtarı olacağı da unutulmamalı. MHP''li milletvekillerinin demokratik tavrını sindirerek yine MHP''lilerin özgür davranışlarıyla olumlu sonuca varmanın yolları tıkanmamalı...

