Bunca ekonomik ve politik olay gelişirken, Hüseyin Bayraktar''ın 50''nci iş yılını kutlama gecesini yazmanın, irdelemenin "elbette" sebepleri mevcut. Her şeyden önce, Hüseyin Bayraktar''ın yarım asırlık iş serüveni, aslında ülkemizin kalkınma öyküsünü de kapsıyor. Yani paralellik arz ediyor... "Kayseri''nin toprağı içinden debelene debelene buralara geldim" diyerek, başarılı iş hayatını 7 kelimeye sığdıran Hüseyin Ağa''nın sözleri mesaj yüklüydü. Bu arada, Rockefeller''le ortaklık kurduğunu da belirtirken, varılan noktayı işaret ediyor...
Dile kolay 50 yıl... Dile kolay... Oysa, nereden başlanıp nereye gelindiğinin hikayesinde, inişler çıkışlar, heyecanlar, sevinçler, üzüntüler, endişeler ve başarılar birbirini kovalar... Dileriz ki, Hüseyin Bayraktar, başarılı iş ve aile hayatının ayrıntılarını da içeren medyatik bir eseri Türk insanına ve iş hayatına kazandırır.
O zaman, babasının yolunda cesaretle yürüyen Kayserili bir gencin, şimdi oğullarına gönül rahatlığı içinde teslim ettiği işinin safha safha ayrıntılarını öğrenirdik.
Boyalı Köşk Bir dükkandan, yılda 50 milyon dolar ihracat yapabilen bir holdinge dönüşümünden "elbette" alınacak dersler bulunur. Hüseyin Ağa''nın 50''nci iş yılı kutlamasına mekân olan ünlü Boyalı Köşk, belki de hayatının en debdebeli gecesini yaşarken, katılanları çok eskilere de götürdü. 1700''lerde III. Selim tarafından, av köşkü olarak yaptırılan ve Abdülhamit Han''ın da kullandığı Boyalı Köşk''ün dili olsaydı, kimbilir ne anılar gün ışığına çıkardı. 11 yıl önce Hüseyin Ağa tarafından otel yapılmak üzere alınan Boyalı Köşk daha sonra ikametgah olarak düşünülmüş. Ne var ki, Hüseyin Ağa''nın ani kararıyla holdingin merkez binası haline getirilen Boyalı Köşk, Bebek sırtlarında, Boğaza hakim bir konumda geçmişin ve geleceğin ihtişamını sergiliyor. Rivayet edilir ki, Hüseyin Ağa, Boyalı Köşk''ü canciğer dostu Sakıp Ağa ile birlikte keşfedip almak istemiş ancak sonunda tek başına sahip olmuş.
Muhteşem gece Büyük oğlu Mehmet Bayraktar''a, Bayraktar Holding''in Yönetim Kurulu Başkanlığını devreden Hüseyin Ağa''nın şimdi tek derdi, "Daha çok kişiye iş ve aş temin etmek." Mehmet Bayraktar, babasının yerini dolduracağının sinyallerini verirken, arzulanan genç bir işadamı portresini çiziyor. Gerçekten de, büyük tevazu içindeki davranışları ve samimi konuşmasıyla, gönülleri fethetti. Geceye gelince; hani derler ya; "tek kelime ile muhteşem"...
III. Selim''den lll. Selim''den seçme musıkî eserlerinin yanısıra Mehtap Saraç ve konuk sanatçı Muazzez Ersoy''un şarkıları geceye bambaşka bir renk verdi. Mehtap Saraç''ın söylediği "elbette" şarkısıyla gece sona ererken, Bayraktarlar, ülkeye kazandırdıkları döviz, açtıkları iş sahası, 2 binden fazla işçiye sağladıkları iş imkanı ile Boyalı Köşk''ün şanına layık ağırladıkları dostlarının mutluluğunu paylaştılar. İşte, bütün bunları bir "nebze" de olsa anlatabilmek için, gündemden uzaklaşma gereğini duyduk... Nice 50 yıllık iş hayatına...

