Kaydet
a- | +A

Kritik günler geçiren Türkiye''de karışıklıklar çıkarmak üzere canına kıyılan Ahmet Taner Kışlalı''yı dün fatihalarla ebedi istirahatgahına uğurladık. Şükürler olsun ki, cenaze töreninde de provokasyon tutmadı, bazı nahoş slogan atımı dışında olaylar olmadı. Böylece, denilebilir ki, menfur cinayeti planlayanların hevesleri kursaklarında kaldı. Dileriz ki, sonuna kadar, bu sağduyu devam eder ve en azından halkı bölmeye yönelik tasarılar akim kalır. Suikast ile ilgili çeşitli teoriler ortaya atılmakta ve tahminler yürütülmekte. Tabii ki, bütün iddiaları ciddi bir şekilde değerlendirmek gerekiyor. Bir grubu, bir zihniyeti veya tahayyül edilen bir gücü, peşinen suçlamadan bütün ayrıntılar değerlendirilmeli ve işin ucunda kim varsa ortaya çıkarılmalı. Yoksa, akla gelen veya yıpratılmak istenen hiçbir kimse, hiçbir kurum ve kuruluş peşin hükümlerle itham edilmemeli. Özellikle, geçmişte faili meçhul kalmış cinayetleri de gerekçe göstererek hükûmeti ve devleti itham etmek, yanılgının ötesinde gafletten başka bir şey değildir sanırız. Kocatepe Camii''nde Cumhurbaşkanı''na, Millet Meclisi Başkanı''na ve Başbakan''a yapılan protesto gösterisinin temelinde, devletin manevi şahsiyetini tahkir gibi önemli bir yasa dışı eylemin yattığı aşikâr. Gerçi, sloganları atanların ufak bir grup olması ve tasvip görmedikleri gözlendiyse de, üzüntü ve ürküntü duymamak elde değil.

AİLE PERİŞAN Rahmetli Ahmet Taner''in kuzenlerinden Hıncal Uluç ile aynı uçakta Ankara''ya gittik, yanımızda Hasan Cemal de vardı. O şen şakrak Hıncal''ın yerini perişan olmuş bir şahsiyet almıştı. Nasıl perişan olmasın ki? Kardeş Mehmet Ali Kışlalı''nın iki-üç gün içinde nasıl çöktüğünü de cenaze başında gördük. Allah kimseye böyle acı ve keder vermesin. Milletçe dua edelim ki, "Bu son olsun". Acı, keder, yeis ve endişenin karıştığı bir kutsal atmosferi bile bozabilecek tıynette olan "malum" bir grubun tahriklerinin tasvip görmemesi, belki de tek tesellimiz oldu. Ankara Temsilcimiz Sebahattin Önkibar ile birlikte başsağlığında bulunduğumuz akraba, dost ve meslektaşların da tümü, bu teselliyi yaşadı. Gerçekten de, provokasyon tutmamış ve oyun bozulmuştu. Ne var ki, katil veya katillerin bir an önce tespit edilmesi ve yakalanması da en büyük beklenti. Ekonomik kriz, deprem faciası derken böylesine tahrik yüklü bir cinayetin musallat olduğu ülkemizi, Yüce Allah daha büyük badirelerden korusun dileğimizi tekrarlamak ihtiyacını duyuyoruz.