Kaydet
a- | +A

Üst üste badireler geçiren ülkemizin huzuru ne yazık ki, şimdi de suikaste uğradı. Nereden gelirse gelsin, böylesine zalim, böylesine hain girişimin karşısındayız ve nefretle kınıyoruz. Ahmet Taner Kışlalı gibi, "insan sevgisi" ile dolu bir insanın, hayatına kast edenler nasıl insan olabilir ki? Bir insanın canına kıymak ne demek? Başta, yüce dinimiz ve bütün yasalar, böylesine bir cürümü kesinlikle yasaklarken, nasıl oluyor da bu tür cinayetler işlenebiliyor? Üzülmenin, kahrolmanın ötesinde insanın isyan edeceği geliyor. Ne var ki, "hiçbir suç cezasız kalmaz" inancı tek tesellimiz oluyor. Dileriz ki, mücrim veya mücrimler tez zamanda belalarını bulurlar.

BAŞINIZ SAĞOLSUN Nerdeyse kırk yıldır birbirimizi yakından tanıdığımız ve aynı gazetelerde çalıştığımız sevgili Mehmet Ali Kışlalı ve Öcal Uluç, başınız sağolsun. Bu arada, değerli meslektaşım Hıncal Uluç ile diğer aile efradı başta İlhan Selçuk, Orhan Erinç ve Hikmet Çetinkaya olmak üzere Cumhuriyet Gazetesi mensuplarının başı sağolsun. Teessürümüz gerçekten de derin. Meşum olaya nasıl baksak, nasıl değerlendirsek faydası yok sanki... Ancak, diyeceğimiz şudur ki: Türkiye Cumhuriyeti, yeni bir komplo ile karşı karşıya bırakılmak isteniyor. Aziz milletimizin bir oyuna getirilmesinden, iliklerimize kadar korkuyor ve çekiniyoruz. Temennimiz, herhangi "yeni" bir provokasyonla karşılaşmamak. Özellikle, tahriklere kapılmamaya dikkat etmeliyiz. Er veya geç adaletin tecelli edeceğine inanmalı ve rejime yönelik girişimler karşısında yekvücut olmalıyız. Bugün defnedeceğimiz Ahmet Taner Kışlalı''ya Yüce Allah''tan rahmet, geride kalanlara sabır, ülkemize huzur diliyoruz.