Kaydet
a- | +A

Liderler zirvesinde mutabakata varılan Cumhurbaşkanı adayının Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer olması, kamuoyunda pek yadırganmadığı hatta olumlu karşılandığı izlenimleri mevcut. Nerdeyse, bir hükümet krizine neden olacak belirsizlik "şimdilik" aşılmış görünüyor. Hatta, Sezer''in Cumhurbaşkanlığı adaylığı için gereken 110 imzanın da bir çırpıda toplanması ve muhalefetten destek açıklamaları, seçimin rayına girdiğini kanıtlıyor. Ne var ki, yine de, insan "burası Türkiye, üstelik politika gibi kaygan bir zeminde acaba son dakika taktikleri olamaz mı?" diye soruyor. Zira bu Meclis''in, Demirel''in yeniden seçilmesi için atılan imzaları, nasıl görmezlikten geldiği biliniyor.

Yani, Demirel''i istemeyen bir Meclis''in dışarıdan bir adayı "nasıl sindireceği" kuşkuları bahis konusu. Ancak, geçmişteki bütün örneklere ve tepki davranışlarına rağmen, Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer''e herhangi bir sürprizin yapılacağını sanmıyoruz. Dileriz ki, bu aşamalardan sonra, yeni yeni kombinezonlara başvurulmaz.

İlk hukukçu Cumhurbaşkanı Yarın yapılacak ilk turda Sezer''in gereken oyu toplaması mümkün görünüyor. Böylece Çankaya bir de hukukçu kazanmış olur. Söz hukuktan açılmışken, Anayasa Mahkemesi Başkanı Sezer''in dünkü ilgi çekici ve cesur nutku üzerinde de kısaca durmak istiyoruz. Her şeyden önce; Cumhurbaşkanlığına aday gösterilmesinin sabahında, böylesine "radikal" bir söylevde bulunmasında, Sezer''in şahsında tartışma konusu olacak değerler mevcut. Gerçekten özellikle Cumhurbaşkanlığı''nın görev ve yetkileri üzerinde, alışılmadık fikirler belki de biraz gecikmiş görüşler öne süren Sezer''in ilerde bu makamda nasıl davranışlar sergileyeceği şimdiden konuşulur hatta tartışılır oldu. Hukukun egemen olduğu bir ortama Türkiye''nin ne kadar ihtiyacı olduğunu tartışmaya bile gerek duymuyoruz. Ancak, gereken değişiklik ve düzenleme sürecinde, bürokratik engellerin veya hukuksal yorumların oluşmasından da çekinmemek elde değil. Bütün kuşkulara rağmen, atılan adımın demokrasi adına "hayırlar" getirmesini diliyor ve ülkenin yeni istikrarsızlıklara, bunalımlara tahammülü kalmadığını hatırlatıyoruz.