ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı görevini üstlendikten sonra, yaptığı ilgi çekici konuşmalar ve çıkışlarla dikkatleri çekiyor. Avrupa Birliği''ne giriş koordinatörlüğünü üstlenen bakanlığının da estirdiği hava ile, gerçekleri bir bir ve ard arda açıklayan Yılmaz''ın dün Kağızman''da yaptığı konuşmaya, "yerden göğe kadar" hak vermemek elde değil.
Bölgeler arası farklılık "Türkiye bir yandan istikrar programını uygularken, diğer taraftan da bölgeler arası kalkınmışlık farkını mutlaka ortadan kaldırmak zorundadır" diyen Mesut Yılmaz''ın işaret ettiği boşluğu artık tartışmamız gerekiyor. Türkiye''nin Avrupa Birliği''ne girerken, sadece batısıyla değil, doğusuyla da gireceğini vurgulayan Yılmaz, geri kalmış bölgelerin süratle kalkınmasını sağlayacak programların daha güçlü bir şekilde desteklenmesinin gereğini de kaydediyor.
Ne var ki Bilindiği halde, yıllardan beri gündeme getirilmeyen, bölgeler arası farklılık, belki de Türkiye''nin en büyük sorunu gösteriliyor. Ne var ki, böylesi bir sorunun ele alınması, Avrupa Birliği yolunda artık bir şart halini alıyor. Yılmaz''ın konuşmasından bir pasaj daha almak ihtiyacını duyuyoruz: "Sağlıklı bir gelişme ve huzurlu bir toplum için, Türkiye''nin topyekûn kalkınması lazım. Aslında, Kağızman''ı kalkındırmadan, İstanbul''u Avrupa düzeyinde bir şehir haline getirmemiz mümkün değildir. İstanbul ne kadar Türkiye ise Kağızman da o kadar Türkiye''dir." Şimdilerde Türkiye''nin en büyük sorununun, bölgeler arasındaki kalkınmışlık ve gelir dağılımı eşitsizliği, daha doğrusu uçurumu olduğu seslendiriliyor. Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz bu dengesizliği cesaretle vurgularken, kamuoyu da konuyu hasassiyetle tartışıyor. Hatta, TÜSİAD''ın bu konuda rapor hazırlatmakta olduğu da belirtiliyor.
Eşitsizlik Bütün çevrelerin dikkatini çekmeye hatta rahatsızlık doğurmaya başlayan, bölgeler arası kalkınmışlık ve gelir dağılımı eşitsizliğinin bir an önce çözüme kavuşturulması, her bakımdan önem arzediyor. Her şeyden önce, Doğu ve Güneydoğu''da, alınacak ekonomik ve sosyal önlemler, kurumaya yüz tutan terörün yeniden yeşermesini önleyecektir sanırız.
Terör faktörü Terör faktörünün yanısıra, başta Avrupa Birliği''ne giriş süreci olmak üzere, Türkiye''de sosyal güvenliğin sağlanması bakımından da, kalkınmışlık ve gelir dağılımının ivedilikle geri kalmış bölgelerde dengeli hale gelmesi icap ediyor. Bu arada, yoksulluğun hüküm sürdüğü yörelerde demokrasinin de tam olarak yerleşemeyeceğini hatırlattıktan sonra, ANAP lideri Yılmaz''ın verdiği mesajın altını çizmek istiyoruz. Gerçekten de, Yılmaz''a kulak vermeliyiz ve sözleri paralelinde, el ele gönül gönüle vererek, geri kalmışlık damgasını, temelinden silmeliyiz.

