Kaydet
a- | +A

Kadıköy’deki Nottingham hezimetinin umutsuzluğu… Kasımpaşa beraberliğinin psikolojik çöküntüsü… Üstüne beş sakat, iki cezalı… Özetle ağır yaralı. Fenerbahçe’nin Nottingham deplasmanı öncesi fotoğrafı tam olarak böyleydi. Alt yapıdan aldığı gençlerle ancak18 kişiyi tamamlayan Tedesco, kaybedecek hiçbir şeyi olmayınca bütün tuşlara basmayı tercih etmişti. Fenerbahçe, üçlü defansla, en iyi savunma hücumdur mantığıyla çıktı sahaya.

Bir golcü olsaydı…

İlk düdükle birlikte sarı lacivertli tribünlerin yaktığı meşaleler takımı ateşledi. İsmail kolundaki bandın hakkını verircesine sırtladı takımı, savunma göbeğinde Guendouzi taş, en ileride Kerem fırtına gibiydi. Avantajlı skora güvenerek yedek ağırlıklı bir kadro tercih eden Pereira’yı pişman etti sarı lacivertliler. Ama bir pişmanlığı da biz yaşıyorduk. Eğer net bir golcüsü olsaydı Fenerbahçe’nin ilk yarıyı 3-0’la kapatmak hayal değildi.

Lig için umut verdi

Doğru kapandı, güçlü saldırdı temsilcimiz. Sahada dünya yıldız Kante vardı ama en çok parlayan ay yıldızlı İsmailimiz oldu. Oğuz da bu kadar yedek oturmayı hak etmediğini gösterdi. Pereira’nın değişiklikleri etki etmeden 2-0’ı da bulunca hepten umutlandık ama nefesimiz yetmedi. “Ah bu kadar eksik olmasaydı, ah bir golcü alsaydı” diye diye döndük evimize. Ama azimli futbol, eksiklere rağmen umut verdi, en azından lig için. Öyle mi acaba?!..

Maçın adamı: İsmail Yüksek

Mehmet Emin Uluç’un önceki yazıları...