Galatasaray kazanmışsa, Fenerbahçe “daha” da kazanmak zorundaydı. Öyle de oldu. Önce; Osimhen’siz zorlanan Galatasaray’ın liderlik koltuğunda oturduğu ligde, santrforsuz oynayan Fenerbahçe’nin bu mücadelesinin takdire şayan olduğunun altını çizelim. Zira, normal bir futbol dünyasında takımlar, rakiplerle, sakatlıklarla mücadele ederken, sarı lacivertliler, adaletsiz hakem kararlarıyla, kendi yönetiminin hatalarıyla da baş etmeye mahkûmdu.
Zoru kolay ettiler
Neyse, son dakikada gelen derbi galibiyeti, Trabzon’un tökezlemesi ve neredeyse eksiksiz kadro gibi birçok artı bir araya gelince, kâğıt üstünde kolay olan Kayseri maçında 3 puan 4 golle geldi. Kâğıt üstünde kolay diyoruz, çünkü Fenerbahçe’nin Kasımpaşa, Antalya ve Karagümrük’e kaptırdığı puanlar malum. Bir de Kayseri’nin son iki galibiyetinin Antalya ile Karagümrük’e karşı olması…
Çilingir Kante
Korkulan olmadı vesselam. Kayseri etten duvar örüp, kontraya odaklanmışken, kilidi açmak özel oyunculara kaldı ve ilk sahne alan Kante oldu. Ne vurdu ama… Hem de ilk yarının sonunda. Üstüne bir Talisca plasesi, bir Nene uyanıklığı derken koptu gitti maç. Oyun çok mu güçlüydü? Hayır. Ama önemli olan kazanmaktı ve bol gol iyi geldi Kanarya’ya.. Umutlar tazelendi, heyecan körüklendi. Haydi bakalım hayırlısı…
Maçın adamı: Anderson Talisca

