Sezona karnaval havasında başlayan Fenerbahçe’nin cadı kazanına düşmesi için bir maç yetmişti. Yeni başkan, yeni hoca, flaş transferlerle şampiyonluk şarkılarına başlayan sarı lacivertliler, Gençlerbirliği yenilgisiyle karaları bağladı. Üstüne bir de Lyon beraberliği gelince vay haline! Yıllar süren şampiyonluk hasretiyle psikolojisi bozulan camiada “İsmail de hoca mı?”, “Bu futbolcular çöp” sloganları hemen hortladı. Evet, maalesef Fenerbahçe’nin mevcut durumu bu, KIRILGAN!
Hücum güzel ama
Lyon deplasmanı öncesi Konya mücadelesi büyük önem taşıyordu. Neyse ki, hem teknik heyet hem de futbolcular durumun vahametini kavramıştı. İsmail Kartal, rotasyon sevdasından vazgeçti, futbolcular şımarık tavırlarını bir kenara bırakıp ilk düdükle maça asıldı. Elbette rakip Lyon değil, kulvar da Şampiyonlar Ligi değil. Ama Muriç’inden Greenwood’una, Skriniar’ından Asensio’suna oyuncuların performansı “kendileri” gibi. Hem gerçek performanslarına yakın işler yaptılar hem de takım gibi oynadılar.
Savunmaya dikkat
Konya’nın direnç çabaları, âdeta bir duvara çarptı. Sarı lacivertliler, onlardan daha sert, daha hızlı, daha arzuluydu. Muriç, Greenwood uyumu, ileride gerçek bir golcü olunca Kerem’in kendini bulması, Asensio’nun klası keyifle izlendi. Elbette işler kötüye giderken de tribünleri dolduran taraftarın desteği de yadsınamaz. Fenerbahçe aksi bir sonuçta kulübü yangın yerine çevirecek maçtan net bir zaferle ayrılırken Lukaku da güzel sinyaller verdi. Ancak bu oyun Lyon için yeterli mi emin değilim. Zira savunma arkasına atılan toplar alarm veriyor.
Maçın adamı: Mason Greenwood

