Bedeni sahada, aklı Ali Sami Yen’deki Galatasaray-Antalya maçındaydı Fenerbahçe’nin. Derbiyi kaybedince hocasını gönderen, genel kurul kararı alan sarı lacivertliler, sarı kırmızılılar zafer sarhoşluğuyla yalpalayınca önüne düşen umut kırıntılarını kovalamaya başlamıştı. Kadrosundaki en flaş isimler Ederson, Skriniar, Nene yoktu, Asensio kulübedeydi ama Zeki Murat Göle ile yine kazandı Fenerbahçe.
Göle - Fred AŞ…
Baskıdan kurtulan, hedefi kalmayan takım önemli eksiklerine rağmen Başakşehir’den sonra, kupa beyi Konya’yı üçledi. O Konya ki, önce Tedesco’nun Fenerbahçe’sini, sonra Sergen Yalçın’ın Beşiktaş’ını saf dışı bırakarak Türkiye Kupası’nda finale yükselmişti. Amma velakin, Zeki Murat Göle’nin Fenerbahçe’si, Konya’yı fethetti. Tedesco ile Göle’nin takımları arasındaki en büyük fark Fred’di.
Tarih yazılır mı?
Forma adaletini kaybettikten sonra Fred’i kulübeye çakan İtalyan hocanın aksine Göle, sambacıya şans tanıdı ve ödülünü fazlasıyla aldı. Fenerbahçe’nin savunmadaki ve orta sahadaki oyun hikâyesi benzerdi ama on numara oynayan Fred farkını ortaya koyarak Başakşehir’den sonra Konya galibiyetine de damga vurdu. Şampiyonluk zaten kaçmıştı da ikincilik garantisi sarı lacivertlilere teselli oldu.
Maçın adamı: Fred

