Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin'e günlerdir büyük haksızlık yapılıyor.
Bir sanatçı üzerinden Sayın Bakan’a yöneltilen haddi aşan ithamlar, yorumlar ve eleştiriler gerçekten de üzüntü verici. Bakan Tekin’in Türk aile yapısına verdiği önem ve değeri yakından bilen biri olarak bu eleştirilerin bağlamından kopuk, son derece haksız ifade ve yorumlar içerdiğini söylemeliyim.
Eğitim alanında atılan adımlar, uygulamalar ve projeler konusunda yapıcı ve iyi niyetli eleştiriler elbette değerli ve gereklidir. Ancak bu tür tartışmaların kişisel boyutlara ulaşacak kadar amacından uzaklaşması, farklı niyetlerin aracı hâline getirilmesi gerçekte birtakım çevrelere hizmet etmektedir.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmişti. Millî Eğitim Bakanlığı da Prof. Dr. Yusuf Tekin’in riyasetinde okul-aile iş birliğini güçlendirmeyi, ebeveyn-çocuk ilişkilerini millî ve manevi değerler çerçevesinde ele almayı amaçlayan "Ailem" projesini hayata geçirdi.
‘Velivizyon’ platformunda yayınlanan “Ailem” dizisi geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. İkinci sezonunun tanıtımı Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla 30 Ocak’ta İstanbul’da gerçekleştirildi.
Tartışmalar da işte bu noktada başladı.
Tartışmanın odak noktası, dizide kısa süreli bir konuk rolü üstlenen oyuncu, şarkıcı Gülben Ergen’in ismi oldu. Geçmişte bazı kabul görmeyen açıklamaları ve buna bağlı olarak toplumsal algıdaki konumu nedeniyle "aile değerleriyle uyum" konusunda kimi soru işaretleri doğurmuş ve eleştiri almasından mütevellit Gülben Ergen ismine kamuoyu sıra dışı bir tepki verdi. Bu tepkilerin özellikle muhafazakâr kesimler tarafından verildiğini ve sosyal medya üzerinden yürütüldüğünü söyleyelim.
Kısacası durum budur!
Şahsi kanaatim bu eleştirinin biraz mecrasından koptuğu yönündedir. İlgili sanatçının adı üstünde: Oyuncu! Bir dizide kısa bir bölümde rol almış olması bu diziye halel getirmez. Muhtemelen anne oluşu, üç çocuğunun olması ve Anadolu’da “anaokulu” açma girişimleri nedeniyle dizi yönetmeni tarafından uygun bulundu. Yani bu meselenin ne Bakan Tekin ile ne de Aile Bakanı Göktaş’la ilgilisi vardır. Dolayısıyla Gülben Ergen’in kısa süreli katılımı, prodüksiyon ekibi ve organizasyon sürecinin bir parçası olarak değerlendirilmelidir.
Allah aşkına Bakanların işi gücü yok da oyuncu arayışı içine mi girecekler? Zaten böyle bir şey yapsalar o tartışma daha büyük olurdu! Efendim bir Bakan bir dizinin oyuncusuna ve senaryosuna hiç karışır mı? Bu ülkede demokrasi yok, sanat sepet işleri de böyle siyasilerle yürütülür mü kabilinden yığınla eleştiri yapılacaktı! Neyse…
Bakan Yusuf Tekin’in bakanlık görevi süresince sergilediği tutum, Türk aile yapısını merkeze alan net bir vizyonu açıkça ortaya koymaktadır. Eğitim müfredatında millî-manevi değerlerin ön plana çıkarılması, aile-okul-toplum bütünlüğüne verilen önem, çocuklarımızın millî ve manevi gelişimine yönelik hassasiyetler, bu vizyonun somut göstergeleri değil mi?
Türk aile yapısı, milletimizin ve sosyolojimizin en köklü organizasyonudur. "Ailem" gibi diziler, bu köklü yapılanmayı dijital çağın araçlarıyla güçlendirmeyi amaçlamakta, velilere rehberlik etmekte ve çocuklarımıza daha sağlıklı bir gelecek sunmayı hedeflemektedir.
"Ailem" projesi, tam da bu anlayışın bir uzantısı olarak aileleri eğitim sürecine daha etkin biçimde dâhil etmeyi hedefliyor. Bakan Tekin, tanıtım etkinliğinde emeği geçen herkese teşekkür ederken bilhassa sanatın birleştirici rolünün altını çizdi.
Hasılı, Sayın Tekin’in aile ve eğitim konusundaki kararlı duruşu ortadadır.
“Millî ve Manevi” hasletleri yeniden müfredata yükleyen, çizgisi de yönü de niyeti de Hak’tan yana olan gerçek bir dava ve gönül adamıdır. Ahmet Yesevi’den günümüze uzanan o muazzam çizginin ve Anadolu irfanının yılmaz müdavimidir.
Bakan Yusuf Tekin kırmızı çizgimizdir.
Bu ülkeyi ve milleti seven herkes bunun bilincinde ve farkında olmalıdır.

