Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Seyhun, Ceyhun ve yeni jeopolitik kriz!
0:00 0:00
1x
a- | +A

Küresel jeopolitiğin en kırılgan fay hatlarından biri de Türkistan’ın kalbinde, Aral Gölü’nü besleyen Seyhun (Sirderya) ve Ceyhun (Amuderya) nehirlerinin yataklarında uzanıyor.

Kırgızistan sınırlarındaki Tanrı Dağları'ndan kaynağını alan Narın ve Karadarya nehirlerinin birleşmesiyle oluşan Seyhun, Özbekistan ve Tacikistan'ı geçerek Kazakistan üzerinden Aral Gölü'ne dökülüyor. Pamir Dağları'ndaki buzullardan beslenen, Afganistan-Tacikistan sınırını çizen Vakhsh ile Panj nehirlerinin birleşmesiyle oluşan Ceyhun nehri de batıya doğru akarak Afganistan, Tacikistan, Özbekistan ve Türkmenistan topraklarına hayat veriyor...

İşte bugün bu iki hayat pınarı, tarihin en büyük paylaşım kriziyle karşı karşıya!

Hem Tanrı Dağları hem de Pamir Dağları’ndaki buzullar ne yazık ki küresel ortalamanın da üzerinde bir hızla eriyor. Uzmanlara göre kısa vadede su akışı artıyor gibi görünse de bu yanıltıcı bir durum zira orta vadede nehirlerin debisi kalıcı olarak düşecek ve erken erime mevsimleri, tarım için en kritik dönem olan yaz aylarında akut su kıtlığını tetikleyecek! Su kaynaklarının azalması, havzanın aşağısında yer alan Özbekistan, Türkmenistan ve Kazakistan'ı doğrudan etkileyecek!

Orta Asya’daki su dengesini temelinden sarsan en güncel gelişmelerden biri de Afganistan’daki Taliban yönetiminin Ceyhun Nehri üzerinde inşa ettiği 285 kilometre uzunluğundaki Kuştepe Kanalı projesi! Kanal tam kapasiteyle çalışmaya başladığında, Ceyhun'un yıllık su hacminin yaklaşık yüzde yirmisini tek başına Afganistan çekecek. Bu durum, Özbekistan ve Türkmenistan'ın su payının yüzde otuza yakın oranda azalması demek!

Ne yazık ki söz konusu kanalın kumlu zemin üzerine yani beton kaplama olmaksızın oluşturulması nehir suyunun büyük kısmının toprağa sızarak daha tarlalara ulaşmadan israf olmasına yol açıyor! Afganistan'ın bölgesel su paylaşım anlaşmalarına taraf olmaması da süreci tam bir diplomatik çıkmaza sürüklüyor.

Bu karmaşık denklemde Kazakistan, krizin çevresel ve ekonomik etkilerini en ağır hisseden ülkelerden biri olarak öne çıkıyor ve stratejik adımlar atıyor. Seyhun Nehri'nin en aşağı havzasında yer alan Kazakistan, Aral Gölü'nün tamamen yok olmasını engellemek adına uzun süredir hayati projeler yürütegelmekte. Bu doğrultuda hayata geçirilen "Kuzey Aral Gölü" projesi ve inşa edilen Kökoral Barajı, Seyhun'un sularını gölün kuzey havzasında tutmayı amaçlıyor. Bu stratejik hamle sayesinde Kuzey Aral'da su seviyesi yükseliyor, tuzluluk oranı düşüyor ve bölgede balıkçılık ile yerel ekosistem yeniden canlanıyor.

Lakin Kazakistan, Seyhun'un yukarı kıyıdaş ülkeler tarafından aşırı kullanımı ve iklim krizi nedeniyle suların kendi topraklarına ulaşana kadar ciddi oranda azalması sorunuyla da mücadele ediyor. Astana yönetimi, bu krizi aşmak için tarımda dijitalleşmeye gitti. Kazakistan, bu anlamda tarımda su tasarrufu sağlayan teknolojileri zorunlu kılıyor ve sınır aşan sular konusunda diplomatik müzakereleri önceliklendiriyor.

Bölgede oldukça net bir hidro-politik kutuplaşmanın olduğunu söyleyelim.

Su zengini yukarı kıyıdaş ülkeler olan Kırgızistan ve Tacikistan ile su fakiri aşağı kıyıdaş ülkeler Özbekistan, Kazakistan ve Türkmenistan bu kutuplaşmada karşı karşıya geliyor. Yukarı kıyıdaş devletler, kışın enerji üretmek için barajlarda su tutarken, aşağı kıyıdaş devletler yazın tarım sulaması için bu suyun salınmasını talep ediyor. Bu çıkar çatışması, sınır hatlarında dönemsel gerilimleri de beraberinde getiriyor.

Özbekistan’ın son yıllarda attığı adımlar, komşularıyla olan su ihtilaflarını çözmede yapıcı bir diplomasi modelinin öncülüğünü yapıyor. Taşkent yönetimi, yukarı kıyıdaş ülkeler olan Kırgızistan ve Tacikistan ile yürüttüğü ikili müzakerelerde, su karşılığında enerji takası gibi rasyonel formülleri masaya yatırıyor.

Kazakistan da Hazar Denizi ve Aral havzasındaki ekolojik dengesizlikleri küresel platformlara taşıyarak uluslararası kamuoyunun dikkatini bu bölgeye çekmeye çalışıyor. Astana, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği destekli çevre fonlarını bölgeye çekerek yenilikçi su yönetimi projelerini finanse ediyor. Özellikle yapay zekâ tabanlı sulama sistemleri ve uzaktan algılama teknolojileri sayesinde, Seyhun havzasındaki su kaçakları anlık olarak tespit ediliyor ve müdahale ediliyor. Kazakistan’ın bu öncü rolü, diğer Türkistan devletleri için de bir dijital dönüşüm rehberi olma niteliği taşıyor.

Hasılı Türkistan’ın sınır aşan suları, bölge ülkelerini ya ortak bir refah zemininde birleştirecek ya da geri dönülemez bir istikrarsızlık sarmalına sürükleyecek! Gelecek on yıl, bu coğrafyada sadece suyun değil, aynı zamanda barışın ve diplomatik aklın da test edildiği bir dönem olacak...

Meryem Aybike Sinan'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.