Fenerbahçe, Viyana kapılarını ardına kadar araladı, Şampiyonlar Ligi’ne bir adım daha yaklaştı! Göğsümüz kabardı.
Bu takımda hayat var, geleceği parlak. Kadıköy’de paramparça ettiği Sturm Graz’ı deplasmanda da ezip geçtik. Kurgu, oyun, teknik, taktik mükemmeldi. Ası yedeği ve ateşli taraftarıyla Voltran oldular. Yüksek pres, ön alan baskısı, ölümüne markaj… Graz’ı paketleyip kupa dışına attılar.
Bay sihirbaz Talisca
Penaltı… Anderson Talisca! Dördüncü maç, dördüncü gol. “Bay Sihirbaz” penaltı alıyor, atıyor ve kapıları çilingir gibi açıyor.
Helal olsun.
O ana kadar Kerem, Talisca ve Asensio ile ne fırsatlar yakalandı, ne fırsatlar kaçtı.
Greenwood ve Asensio gününde olsaydı gol leblebi gibi olurdu…
Ama 2-0 avantajı koruma psikolojisi Graz’ı cesaretlendirdi. O 15 dakikalık baskı kaygı vericiydi. Kayombo’nun Ake ile karşı karşıya kaldığı an yüreğimizi ağzımıza getirdi.
Avantaj tamam ama
Büyük hedef Şampiyonlar Ligi ise, avantajı korurken bile inisiyatifi bırakmamak lazım.
Mert Günok kalesinde duvar ördü, ahtapot gibi her topu tuttu. Kante rakip ataklarının hiçbirine izin vermedi. Brown son anda imdada yetişti. O pozisyonlar gol olsa tur zorlaşırdı.
Olmadı. Yol gösteren uyarı: Bu kalitedeki isimler her maç aynı ateşi taşımalı. Devler Ligi’nde böyle anlar cezalandırır. Ama Talisca’nın azmi, Kante’nin disiplini ve Kerem’in Heil’i paket yapıp Talisca’yı yıldızlaştırması takımın ruhunu gösterdi.
Asıl hedef Şampiyonlar Ligi. İnanın endişem yok; bu takım ‘Devler’ arasında da destanlaşır. Daha fazla inisiyatif, daha az koruma refleksi… Kimse duramaz!
Teşekkürler Fenerbahçe… Teşekkürler Talisca, Mert Günok, Kante!
Maçın adamı: Anderson Talisca

