Bugün Ankara, Türk dünyası liderlerine ev sahipliği yapıyor.
Gündem, TDT 13. Liderler Zirvesi…
Zirve, "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla küresel jeopolitiğin yeniden şekillendiği bu kritik dönemde Avrasya eksenindeki güç dengelerini derinden etkileyecek bir potansiyelle gerçekleşiyor. İsmail Bey Gaspıralı’nın şiarından ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türk Dünyası Yüzyılı” vizyonundan ilhamla belirlenen bu tema, zirvenin ana hatları hakkında bizlere bazı ipuçları veriyor.
Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) 13. Liderler Zirvesinde dönem başkanlığı Azerbaycan’dan Türkiye’ye devredilecek. TDT sekretaryasında da bazı değişiklikler olacak. Genel Sekreterliğin Kırgızistan’dan Özbekistan’a geçeceğini söyleyelim.
Zirvenin analitik çerçevesine baktığımızda, TDT’nin kültürel bir birliktelik platformu olmanın ötesine geçerek küresel bir aktöre dönüşme sürecine girdiği açıkça görülüyor.
Ankara Zirvesi’nin ana stratejik gündem maddesi hiç kuşkusuz Çin’i Doğu Avrupa’ya bağlayan en güvenli hat konumundaki Orta Koridor maddesi olacak. Ukrayna-Rusya savaşı ve Orta Doğu'daki istikrarsızlıklar göz önüne alındığında, Türk dünyasının lojistik ve enerji nakil hatları üzerindeki mutlak hâkimiyeti bu zirvede perçinlenecek. Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattının modernizasyonu, sınır geçişlerinin kolaylaştırılması ve e-TIR sisteminin yaygınlaştırılması gibi somut adımlar daha ileri boyuta taşınacak.
Ekonomik ve lojistik ortaklıkların yanı sıra, zirvenin geleceğe yönelik en radikal adımlarının dijital entegrasyon, uzay teknolojileri ve ortak kimlikle seyahat protokolleri olduğunu belirtelim. Dijital Tarım Veri Platformu’nun kurulması ve Türk dünyasının ortak küp uydu projesinde çerçeve anlaşmaların imzalanması, üye ülkeler arasında ticaret hacminin artırılması, Türk Yatırım Fonu’nun güçlendirilmesi, Yapay zekâ projeleri, ortak dijital altyapı, dijital ekonomi ortaklığı gibi adımlar iş birliğini daha yüksek seviyeye çıkarmayı amaçlıyor.
Hemen belirtelim, TDT’nin yapısal anlamda kurumsallaşmasını tamamlayıp akabinde BM Genel Kurulu’nda gözlemci statü elde etme hedefi bulunuyor. Bu hiç kuşkusuz ilgili ülkelerin âli menfaatleri için elzemdir.
TDT, 2009 Nahçıvan Antlaşması’yla temelleri atılan, 2021’de Teşkilata dönüşen bir yapıdır. Ankara Zirvesi, teşkilatın “sembolik birlikten somut entegrasyona” geçişinde önemli bir eşik oluşturacaktır. Türkiye’nin dönem başkanlığını devralması, Ankara’nın Türk dünyasındaki kurumsal ağırlığını artırmakla kalmayacak aynı zamanda Orta Koridor, enerji ve dijital alanlarda Türkiye merkezli projeler ivme kazanacaktır. Öte yandan KKTC’nin gözlemci statüsünden zirveye katılıyor olması uluslararası alanda daha fazla meşruiyet kazanmasına katkı sağlayacaktır.
Kültürel boyutun en önemli yapı taşı olan "Ortak Türk Alfabesi" çalışmalarında kaydedilen ilerlemeler ve yapay zekâ dil teknolojilerinin ortak miras çerçevesinde birleştirilmesi hedefleri de Ankara Zirvesinde ele alınacak.
Zirvenin pek çok alanda müspet yansımalarını hep birlikte göreceğiz lakin 8 devletin aynı çatı altında bulunmasından kaynaklanan bazı riskler bulunduğunu belirtmekte yarar var. Mesela; Azerbaycan örneğinde olduğu gibi üye ülkelerin dış politika öncelikleri her zaman örtüşmemektedir. Bundan böyle de örtüşmeyebilir, örtüşmeyecektir. Örneğin Rusya, Çin, İsrail, ABD ve Batı ile ilişkilerde farklılıklar her zaman ihtimal dâhilindedir.
Binaenaleyh hem TDT sekretaryasının kurumsal zayıflıklarından hem de ülkelerin olur vermemesinden kaynaklanan ve somut projelere dönüşemeyen bildirilerin takibi yapılmadığı takdirde pek çok alanda havanda su dövmeye devam edebiliriz.
Öte yandan bazı bölgesel gerilimler Afganistan, Güney Kafkasya, KKTC ve GKRY ve büyük güçlerin rekabetleri, Teşkilatın birliğini zaman zaman test edebilir. Ve hatta sosyal medya üzerinden istihbarat servislerinin yönettiği ve ülkeleri birbirlerine karşı manen zayıflatan sınamalarla da karşılaşabiliriz.
Hasılı, Türkiye’nin üstleneceği yeni dönem başkanlığı Türk dünyasının jeopolitik ağırlığını küresel arenada çok daha belirgin hâle getirecektir. Türkiye’nin başkanlığı hem ekonomik bağlantısallığı hem de güvenlik iş birliğini derinleştirme fırsatı sunacak...
Zirvenin bütün Türk ve İslam dünyasında hayırlara vesile olmasını diliyoruz...

