Feridun Ağabey, yaşadığım hayatta, tecrübe ettiğim veya okuduğum bazı güzel tavsiye ve hayata dair ipuçlarını okuyucularınızla paylaşmak istedim. Bu dediklerim genel bilgidir elbette. Dinilir ki her gün imkân bulursan 30 dakika yürüyüş yap. Çünkü yürümek birçok hastalıkların en iyi ilacıdır. Her yemekten sonra şükret. Çünkü Allah insanı açlıkla ıslah ve imtihan etmesin... Geçtiğimiz günlerde açlık çeken ailelerin kendi çocuklarını bile başka obaya verdiğini okuduk. Aç olan her şeyi yapar. Onun için şükür çok önemli... Bir arkadaşına sırrını açıklamadan önce iki kez düşün. Çünkü söz ağzından çıkana kadar senindir, ağzından çıktıktan sonra sen sözün esiri olursun ola ki sonra pişman olursun da fayda etmez... Ekmek yediğin kapıya asla nankörlük etme. Kaybedecek bir şeyi olmayan insandan kork. Çünkü onların adı üstünde kaybedecek bir şeyi kalmamış. Her türlü mazarrat beklenir. Kendini ve başkalarını affetmesini bil. Affetmek çok büyük erdemdir...
İlk yardım nasıl yapılır mutlaka öğren ve bunun az da olsa eğitimini al. Ne zaman lazım olacak ki deme! Neyin ne zaman lazım olacağına hiç kimsenin garantisi yoktur. Bu mutlaka öğrenilmesi gereken çok önemli bir sağlık bilgisidir. Nice canlar doğru ve zamanında yapılan ilk yardım müdahaleleri ile kurtarılmıştır.
Biri seninle tokalaştığında ve kucaklaştığınızda ilk bırakan sen olma. Onu daha çok sevdiğini göstermek için bunu yap. Her gün su içmeyi ihmal etme. Sağlık için su şarttır. Seni seven insanları sev ve onları koru. Onlara daha çok değer ver. Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkalarına yapma. İnsanlığın gereği budur.
İç huzura kavuştuğun zamanlarda sağlıklı olduğun ve sevildiğin zamanın kıymetini bil.
İyi ve başarılı bir evliliğin iki şeye bağlı olduğunu unutma. Birisi doğru insanı bulmaksa diğeri de doğru insan olmaktır. Anne babanı, eşini ve çocuklarını eleştirmek istediğin zaman da iyi düşün sonra pişman olabileceğin sözleri söylememeye çalış. Herkesin düşünce ve görüşlerine saygı göstermesini bil. Cesaretli ol, geçmişine baktığında yaptıkların için değil, yapmadıkların için üzülebilirsin. Keyifsizliklerini acılarını ve üzüntülerini her zaman açığa vurma. Evliliğini güzelleştirmek için her gün bir şeyler yapmaya çalış. Tembelliğin herkesi üzer, sevdiklerini daha çok üzer. İyilik dolu ve tatlı bir sözün etkisini asla küçümseme. Devamlı iyilik yapmaya çalış. Çocukları anlamaya çalış, yargılamaya değil. Kalem ve not defterini her zaman yanında taşı. “Bu devirde kaleme ne gerek var” deme; ne zaman lazım olacakları hiç belli olmaz. İnsanlarla iletişim hâlinde iken sadece yaptıkları olumsuz şeyleri değil, ileride yapacakları iyi şeyleri de düşün. Senden az ya da çok parası olanlarla paran hakkında konuşma. Para her zaman mutluluk getirmez. Bir şeyi elde etmek için çok çaba harcadıysan tadını çıkarmak için de çok zaman ayır. Çok arkadaş kazanmak yerine daha az ama gerçek dost kazanma yolunda çaba harca. Herkesle özellikle sevdiklerinle karşılaştığında hiç ayrılmayacakmış gibi karşılaş vedalaşırken de bir daha hiç kavuşmayacakmış gibi vedalaş. İnsanın başına nerede ne geleceği hiç belli olmayacağı için sonradan pişman olma.
Afrin’de çatışmada şehit düşen bir askerimizin evine taziye için giden bir binbaşı anlatmıştı:
“Şehidimizin ailesine taziyeye gittik. 5 yaşında bir kızı yetim kalmıştı. Elinde bir mavi balon vardı ve kimseye vermiyordu. Ona dedim ki:
-Beraber oynayalım mı?
-Olmaz patlarsa ölürüm.
-Patlarsa ben sana, birçok balon alırım. Ve minik kız bana şu cevabı verdi:
-Babam şişirdi bu balonu, içinde onun nefesi var!..”
Sağlık ve esenlik dileklerimle...
Aslan Torun
Vatandaşın hayatına dokunan somut çözümler
“Feridun Ağabey, yıllarca özel sektörde çalışmış bir vatandaş olarak ülkemizin geleceği ve milletimizin refahı adına sizlere birkaç önemli önerimi iletmek istiyorum...
Bugün herkes emekliye ne kadar zam yapılacağını konuşuyor. Ancak asıl mesele yalnızca zam değil, adaletli bir gelir dağılımı ve vatandaşın insanca yaşayabilmesidir.
Bütün emeklilere aynı tutarda seyyanen zam verilmeli, bunun üzerine enflasyon farkı eklenmeli, imkânlar ölçüsünde refah payı sağlanmalıdır.
Daha fazla çalışan ve daha fazla prim ödeyen vatandaş, emekliliğinde bunun karşılığını almalıdır.
Vatandaştan fedakârlık bekleniyorsa kamu yönetiminde de adalet ve şeffaflık esas olmalıdır. Milletvekillerinin emeklilik ve ücret düzenlemeleri, bürokratların makam tazminatları ve görevden ayrıldıktan sonra devam eden ödemeleri yeniden değerlendirilmelidir. Kamu kaynakları adil ve verimli kullanılmalı, ayrıcalık algısı ortadan kaldırılmalıdır.
Üç harfli zincir marketler dâhil bütün perakende satış noktalarında alış ve satış fiyatları karşılaştırılmalı, haksız fiyat artışlarına karşı caydırıcı denetimler yapılmalı ama uygun fiyatlı alışveriş sağlayan başarılı uygulamalar da ülke genelinde yaygınlaştırılmalıdır.
Vatandaş artık hayatına dokunan somut çözümler bekliyor. Emekli geçim derdinden kurtulmak, çalışan geleceğine güvenmek, aileler ise mutfak masraflarını düşünmeden yaşayabilmek istiyor.
Bu önerilerimin ilgili birimlerce değerlendirilmesini ve uygulanabilir çözümlere dönüştürülmesini özellikle rica ediyorum. Saygılarımla.”
Bir vatandaş

