Deniz korsanları, Güney Doğu Asya, Güney Batı Afrika ve Latin Amerika ülkeleri karasularında terör estiriyor. Yük ve yolcu gemilerinin önünü kesen silahlı deniz korsanları, her yıl milyarlarca dolarlık soygunlar yapıyor. Geçmiş yüzyılların insanlarına büyük sıkıntılar veren, acılar çektiren korsanlar, yeni yüzyılda, daha büyük organize terör örgütleri olarak denizlerde faaliyet gösteriyorlar. "Deniz Korsanları", deyimi sadece macera romanlarına ve filmlere konu olan hayali teröristlere verien bir ad değil. Gerçek dünyanın acımasız terör örgütleri haline gelen tepeden tırnağa silahlı deniz korsanları, gemileri yakıyor, insanları soyuyor, karşı koymaya çalışanları da öldürüyorlar.
Tarihin bütün çağlarında insanları rahatsız etmeye devam etmiş olan deniz teröristleri, 21. yüzyılda da denizlerde yolculuk eden insanların korkulu rüyası olmaya devam ediyor. Koruma maliyetinin yüksek oluşu, deniz korsanlarının işine yarıyor. Çok az sayıda koruma görevlisi ile okyanuslar aşmaya çalışan büyük kargo gemilerine saldıran deniz korsanları, her yıl milyarlarca dolarlık soygunlar yapıyorlar. Kargo gemileri, özel yatlar ve turist taşıyan gemilere saldıran korsanlar, yolcuları soyuyor, pahalı yükleri alıp kaçıyorlar.
Resmi görevlilerle ortak çalışıyorlar Çin Halk Cumhuriyeti başta olmak üzere bazı ülkelerdeki resmi görevlilerle de işbirliği halinde olan deniz korsanları, bir ülkeden başka bir ülkeye gitmekte olan kargo gemilerinin taşıdığı yüklere el koyuyor, sonra da düzenlenen sahte evraklarla bu malları üçüncü bir ülkeye götürüp satıyorlar. Genel olarak, bu soygunlar, herhangi bir ülkenin karasularında meydana geldiği için uluslararası platformlarda, karşı bir tedbir alınma yoluna da gidilemiyor. Kendi karasularında bu tür soygunlara engel olamayan ilgili ülkeler, bu gerçeği de kabullenmiyor. Topu açık denizlere atıyorlar.. "Bizim karsularımızda böyle olaylar olmaz.. Oluyorsa uluslararası sular sayılan açık denizlerde oluyor.. Buna da bizim yapabileceğimiz bir şey yok.." diyorlar.. Oysa, Güney Doğu Asya, Latin Amerika ve Güney Batı Afrika ülkeleri karasularında terör estiren deniz korsanları, resmi görevliler ile işbirliği içinde çalışıyor. Bu yüzden de bu korsanlar hakkında hiç bir adli takibat yapılamıyor. Sözün kısası deniz korsanları, bu bölgelerin dokunulmazlığı olan mafya çeteleri durumunda. Deniz korsanları sadece karasularında soygun yaptıkları ülkelerin resmi görevlileri ile değil, aynı zamanda uluslararası mafya örgütleri ile de işbirliği halinde çalışıyorlar. Falan geminin ele geçirilmesi, filan yük gemisinin soyulması gibi eylemlerin herbirinin belli bir fiyatı var. Bu bağlamda, taşeron olarak çalışan korsanlar, bir yük gemisini ele geçirme ücreti olarak 300 bin dolar istiyorlar. Denizlerde esen bu terör fırtınasına dur diyen yok.. Deniz korsanları soyuyor, dünya kamuoyu da onları seyretmekle yetiniyor. Yapılan istatistiklere göre deniz korsanları, Çin Halk Cumhuriyeti, Malezya, Endonezya, Filipinler, Brezilya, Myanmar, Peru, Kolombiya, Arjantin, Yunanistan, Somali,Tanzanya ve Hindistan karasularında faaliyet gösteriyorlar.

