Kaydet
a- | +A

AB ülkelerinde sporun gelişmesi, sağlık hizmetleri sektöründe düşüşe de yol açmıştır. Bu, bedensel ve zihinsel sağlığa sahip toplumlar anlamına geliyor. Dolayısıyla üye ülkelerde sağlık bakanlıklarının, adalet bakanlıklarının, içişleri bakanlıklarının bütçelerinin de düşüklüğü düşünülmelidir. Yine bunun tabii sonucu olarak, bizdeki gibi hakimlerin önünde 10 yıl, 20 yıl, 30 yıl süren dava dosyaları yoktur. Çünkü sporcu toplumda, suç işleme oranı da bizimki gibi yüksek değildir. Halkın adalete, devlete güveni sarsılmamıştır ve üst düzeydedir. Spor ürünleri sektörü, 15 üye ülkede 40 bin civarında kişiye istihdam imkanı sağlamaktadır. AB''de, sporun, çevre, eğitim, sağlık, turizm sosyo - ekonomik boyutlarına "istihdam" boyutunun da katıldığını böylece görüyoruz. Gerçekten, dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 3''üne sahip spor sektörü, aynı zamanda bir marketing ve bir istihdam alanı olma özelliğini de taşıyor.

Bir kısmını alabildiğimiz bu örnekler, AB üyesi ülkelerin tümünde, sporun toplumların her kesiminde en etkili sosyal bir olgu olduğunu gösterirken, istihdam, çevre, ekonomiye katkı, toplum sağlığı, turizm gibi makro boyutlarıyla da kamu sektörüne önemli katkılar sağladığını ortaya koyuyor. Bu örneklerin yanında, Türkiye istatistiklerini buraya aktarmamız sadece bizi mahcup edecek, uygulanan spor politikalarının yanlışlığını ortaya koymaktan başka bir işe yaramayacaktır.

Birliğin sporda temel ilgi alanı, üye ülkelerin ortak çıkarları doğrultusunda, tüm kesimlerin aktif ve sürekli bir diyalog içinde olmalarını sağlayacak bir "Çatı" etkin bir koordinasyon sağlamaktır. Bu yöndeki çalışmalar sonucunda, çeşitli kuruluşların ortaya çıktığını görüyoruz. "Avrupa Spor Forumu"bunlardan birisi... Daha sonra bunun yerini "Avrupa Spor Konferansı" almış. Bu çok yönlü bağlantılar, ikili toplantılarla da güçlendirilme yoluna gidilmiş. İşbirliğinin nasıl daha çok güçlendirilebileceği temalı, iki yılda bir "Avrupa Spor Direktörleri Toplantıları" da bunlara dahildir.

HERKES İÇİN SPOR

Avrupa Parlamentosu''nun da "AB ve spor" arasında köprü oluşturma bakımından önemli fonksiyonu bulunduğunu görüyoruz. Bu kurumda "Sport Info Europe" isimli özel masa, bu misyonu ifa ediyor. Bu masa, isteyenlere gerekli bilgileri vererek, sporla ilgili fikirlerin, bilgilerin, uygulamaların politika yapımcılarına ulaşmasını sağlayarak önemli bir görevi ifa ediyor.

Avrupa Birliği''nin bir diğer önemli amacı da "Herkes için spor"dur. 1996''da 3.5 milyon ECU''luk bir bütçe ile bu işe başlanılmış, bu kapsamda desteklenen projelerde, sporla birlikte insanların birbirlerini daha iyi anlamalarının sağlanması, bunu yaparken toplumsal engellerin ortadan kaldırılması, "Sağlıklı bir eğitimin desteklenmesi için sporun bir amaç olarak kullanılması" hedef tutulmuştur. İşsizliğin giderilmesi, ırkçılığın ve şiddetin zayıflatılması, erkeklerle kadınlar arasındaki fırsat eşitliğinin desteklenmesi gibi özel amaçlar, desteklenen programların çoğunun ana konularıdır. 1995 yılında 80, 1996 yılında da 175 projeye bu kapsamda finans desteği sağlanmıştır. Desteklenen organizasyonlar arasında Lillehammer''daki Kış Engelliler Olimpiyatı, Avrupa Görme Engelliler Atletizm Şampiyonası ile 1996 Atlanta Engelliler Olimpiyatı sayılabilir. Kalp nakli yapılan 80 kişinin, her yıl düzenlenen Brüksel 20 km yol koşusu, engelli sporcuların 1500 km''lik Paris - Santiago Compostello koşusu, Almanya''da, 400''ün üzerinde delegenin katıldığı "Spor Rehabilitasyonu Kongresi" de desteklenen diğer programlardan bazılarıdır.

AB''NİN SPOR PRENSİPLERİ "Spora Avrupa Yaklaşımı"nın diğer önemli bir yüzü de "Sporun eğitimdeki ve toplum üzerindeki rolünün güçlendirilmesi, daha çok ön plana çıkarılması"dır. Amsterdam Antlaşması''na eklenen spor deklarasyonu, sporun önemini, özellikle de kimlik oluşturmada ve insanları bir araya getirme konusundaki rolünü vurgulamaktadır. Dolayısıyla her ülkenin eğitim sisteminde, sporun önemli bir yeri olması gerekmektedir. (Bizimkilerin kulağı çınlasın) Spor, tüm sosyal sınıfları, bütün yaş gruplarını etkiler. Toplumsal bütünleşme ve eğitim için vazgeçilmez bir araçtır. Spora desteği artırmak, sporla ilgili değerlere saygı duyulmasını sağlamak, spor organizasyonlarının ve desteklenme prensibinin bağımsızlığını teminat altına almak gibi amaçlara yönelik olarak, şimdilerde AB üyesi ülkeler arasında yeni bir işbirliğinin tesisine ihtiyaç duyuluyor. Avrupa kuruluşları, üye ülkeler ve spor organizasyonları arasında kurulması düşünülen bu işbirliğinin temelini oluşturacak prensipler şunlar:

1- AB, sporun, Avrupa toplumundaki "mümtaz" rolünü kabul etmektedir. Sporun toplumsal bütünleşme, eğitim ve kamu sağlığına katkıda bulunmasına, federasyonların sağladığı genel çıkarlar gibi işlevleri yerine getirmesine, Avrupa Birliği büyük önem vermektedir.

2- Sporun bütünleştirici özelliği ve bağımsızlığı korunmalıdır. Spor kulüplerinin ticari kuruluşlarca satın alınması- eğer buna izin verilirse - şeffaf kurallara göre gerçekleşmelidir.

3- Genç sporcuların ticareti ile mücadele edilmelidir. Her genç sporcunun spor eğitimine ek olarak meslek eğitimi de alması sağlanmalıdır.

DEVAMI YARIN