Ortaklığın, federasyonlarla ilgili olarak benimsediği prensipleri, TV yayın hakları, Avrupa Hukuku ve spor ile holiganizmin önlenmesi konularında, birliğin yürüttüğü çalışmalar da var. Bu arada bizi ilgilendirmesi bakımından, Avrupa Parlamentosu''nun spor alanlarında alkollü içecek tüketiminin ve spor alanlarının tasarım ve güvenlik koordinasyonunun sağlanacağı bir "AB Yaklaşımı" geliştirme çalışması içinde olduğunu da biliyoruz. AB ayrıca, birlik içinde bulunan özel sorunları da gidermeye çalışmaktadır. Mesela federasyonların yapılanmaları, liglerin statüsü, yayın ve bilgilendirme hakları, transfer ve serbest dolaşım, holiganizm ve diğer şiddet hareketleri, yarışmaların statüleri, spor marketingi ve istihdam, büyüyen spor sektörü ve ekonomiye etkisi, toplum sağlığı ve spor, dopingle mücadele, erken profesyonelleşme ve diğer benzeri konular, özel olarak ele alınmakta ve düzenlemelere gidilmektedir.
AB''nin spora bakış açısı ile üye ülkelerde durum hakkındaki 3 günden beri sürdürdüğümüz yazı dizimizi bu gün noktalamak istiyoruz. Sporun dışında bütün alanlarda AB uyum çalışmaları gazetelerin bütün sayfalarını dolduruyor. Bakanlar, teknokratlar, bürokratlar AB''ye uyum, AB ile müzakere ve üyelikle ilgili çalışmalar için harıl harıl çaba sarf ediyorlar. Ama görüldüğü gibi, Avrupa Birliği''nin faaliyet yelpazesi, sporu tümüyle içine aldığı, bu konuda bir sürü çalışmalar yaklaşımlar geliştirdiği, en fazla komisyonu spor konusunda kurup çalıştırdığı halde, sporda AB''ye uyum konusunda medyamız ve yönetimimiz tam bir gaflet ve ataletle, sessiz kalmayı yeğliyor... Şu önemli süreçte gördüğümüz, okuduğumuz, dinlediğimiz tek şey, hep bildik tartışmalar, ninniler, hikayeler, geyikler... Bu uykudan, daha doğrusu bu narkozdan nasıl kurtulacağımızı kestirmek, doğrusu çok zor.
SPOR EĞİTİM ARACI Bugüne kadar bazı mevzii ve olumlu çabalar da sergilenmedi değil. Ama yazı dizimizde ve gerçeklerin aynasında görüleceği üzere AB, spora öncelikli olarak, bir eğitim aracı gözüyle bakmaktadır. Ve son olarak Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu, 291/2003/EC sayılı kararı ile 2004 yılını, Avrupa''da, "Eğitimi spor aracılığı ile gerçekleştirme yılı", 2005'' i ise "Beden Eğitimi ve Spor Yılı" olarak ilân etmiş durumda. Buradan şunu anlıyoruz, bizde, bırakınız bu ileri düzeyde gelişmeleri ve yaklaşımları, sporun yaygınlaşması ve bütün boyutlarda kullanımı açısından olduğu kadar, spor yaklaşımı, sporu idrak, spor düşüncesi açılarından da AB ile aramızda uçurumlar var. Bu uçurumların halk ve gençlik ve medya düzeyinde olması bir yana, yönetim ve siyasi irade bazında da bulunması, işi çok daha zora sokuyor ve insanı ümitsizliğe sevk ediyor. Sporla barışma, eğitime spor eğitim ve kültürü derslerini, AB normlarında ve ciddi biçimde sokma konusunda Milli Eğitim Bakanlığımız''ın bilgisi, ilgisi, çabası, endişesi yok. Bizim gibi dürtükleyenleri ise - bizden başka da yok zaten - sesini kısmaya, yıpratmaya, tecrit etmeye çalışmak esastır. Bir, AB ülkelerinin spor ve eğitim politikalarındaki seviyesine ve ciddiyetine bakınız bir de bizimkine...
Öncelikli olarak yapılması gereken şudur: Milli Eğitimimiz sporla barışmalıdır. Bunun için, toplum olarak spora bakış açımızı değiştirecek, eğitimde AB''de olduğu gibi sporu temel öğe olarak kabul edecek müfredat reformlarını yürürlüğe koymalıyız. Spor Eğitimi ve Kültürü derslerini, zorunlu ders olarak ve kitabıyla, uygulamasıyla, haftada en az 4 saat, ilköğretimden lise sona kadar koyarak, çocuklarımıza ve gençlerimize yaşam boyu spor bilincini, ''fair - play''i aşılamalıyız. Bu kitleyi yeterli sayıda nitelikli beden eğitimi öğretmeni ve antrenörlerle, spor ortamı ile ve etkinliklerle buluşturmamız da şart. İkinci aşamada yeteneklerin gün yüzüne çıkması için okullarda spor kulüpleri kurulmalı ve bu kulüpler bir federasyon çatısı altında toplanarak ya özerk olmalı, ya da Spor Teşkilatı''na bağlanmalıdır.İşte size sağlıklı ve spor yapan bir toplum ve gençlik ile sayısı en az 7-8 milyonu vuracak lisanslı sporcu ordusu ve yine sayısı on binleri geçecek kulüp zenginliğine ulaşmanın dünyada geçerli reçetesi... Bunları yapmazsanız, hem sağlıklı bir toplum, hem de elit spor açısından beklentiye giremezsiniz.
Biz, sporda AB''ne uyum açısından, daha işin kıyısında bile değiliz. O tarakta hiç bezimiz yok! Gündemimizdeki konuların ise bu beklentilerle hiç bir ilgisi yok.
BİTTİ

