Türkiye, NATO’nun en büyük ülkesi (ABD'den sonra ikinci büyük ordusu) ve en güçlü aktörlerinden biri konumuna jeopolitik konumu, askerî insan gücü, operasyonel tecrübesi ve yerli savunma sanayii hamlesi sayesinde geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliği, Türkiye’nin NATO içindeki konumunu salt askerî güç sağlayan bir müttefikten, kendi şartlarını dayatabilen ve stratejik özerkliğe sahip otonom bir aktöre dönüştürdü. Ankara’da 7 – 8 Temmuz’da düzenlenecek 2026 NATO Zirvesi, Türkiye'ye küresel ve bölgesel diplomaside merkezî aktör konumu, yerli savunma sanayii için milyarlarca dolarlık yeni iş anlaşmaları ile büyük ekonomik kazanç sağlayacak. 25 yıl aradan sonra ülkemizde yapılacak olan bu tarihî buluşma, Türkiye’nin vazgeçilmez jeostratejik önemini bir kez daha müttefiklere tescil ettirme fırsatı sunacak. Zirve Türkiye’ye temel stratejik ve ekonomik avantajlar sağlayacak. Bir defa savunma sanayiinde dev sözleşmelerle hem milyarlarca dolarlık anlaşmalar imzalanacak, hem de istihdamda artış yaşanacak. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'ye göre müttefiklerin üretim kapasitesini artırma hedefi, Türkiye’nin son yıllardaki savunma sanayii atılımlarına doğrudan pazar payı ve yeni ihracat kapıları açacak.
Küresel savunma sanayii üretim krizini aşmak için atılacak bu adımlar, Türkiye içindeki askerî sanayi yatırımlarını büyüterek yüz binlerce yeni istihdam alanı meydana getirecek. Türkiye'nin ev sahipliği, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda yürüttüğü dengeli politika ve barış görüşmelerine zemin hazırlama çabalarını küresel vitrine taşıyacak. Türkiye'nin ulusal çıkarları masaya getirilecek. Kıbrıs Türklerine yönelik haksız tecritler kaldırılacak, Orta Asya politikaları ve Gazze-Lübnan-Suriye hattındaki bölgesel istikrarsızlıklar giderilecek. NATO'nun en güçlü 4. ordusuna sahip olan Türkiye, sınır güvenliği ile İttifak'ın güneydoğu kanadındaki rolünü güçlendirerek Batı bloku içerisindeki pazarlık payını artıracak… Üye ülkelerin savunma harcamalarını GSYİH'lerinin kademeli olarak %3,5 ve %5 seviyesine çıkarma planları, Türk savunma firmalarının müttefik fonlarından daha fazla pay almasını sağlayacak. Başta ABD Başkanı Trump olmak üzere tüm dünya liderlerinin ve uluslararası basının Ankara'da toplanması, Türkiye'nin kriz anlarında güvenli ve büyük organizasyonlar düzenleyebilen lider bir diplomatik merkez olduğunu kanıtlıyor.
Amerika Birleşik Devletleri, NATO Zirvesi kapsamında Türkiye'ye yerli millî muharip uçak KAAN için 700 milyon dolar değerinde 80 adet General Electric F110 jet motoru ile F-35 programına geri dönüşü sağlayacak imkânları açıklayacak. Türkiye'nin Rusya'dan S-400 alması nedeniyle çıkarıldığı F-35 programına geri dönüşü, rehin kalan 1,4 milyar doların durumu ve yeni uçak tedariki konularında ABD kanadından çözüm odaklı adımlar atılacağı açıklanmıştı, işte şimdi bunlar gerçekleşecek. Savunma sanayii ilişkilerinin yeniden canlandırılması adına Türkiye'ye uygulanan CAATSA yaptırımları kaldırılıp ya da esnetilmesi, zirvede Erdoğan – Trump arasındaki görüşmelerinde karara bağlanacak. Türkiye Avrupa ülkeleriyle yaptığı ticarette avro ile ödeme yapmayı sağlayan SEPA sistemine dâhil oluyor. Böylece şirketler AB ülkelerine avro göndermek için 15-200 avro arasında ücret ödemekten kurtulacak. Ayrıca Avrupa Birliği ülkelerindeki şirketler Türkiye'deki kamu ihalelerine girebilecek.

