Ekonomi politikalarının hedefi insandır. İnsanın kısa hayat süresi içinde hayat şartlarını iyileştirmektir. Bunun için ekonominin büyümesi, büyüyen ekonomide herkese iş ve aş imkânının sağlanması, büyümenin nimetlerinin insanlar arasında dengeli olarak dağılımı gerekiyor... Türkiye İstatistik Kurumu her yıl “Gelir ve Hayat Şartları” araştırmasıyla ülkemizdeki değişimi belirliyor. Son yayımlanan TÜİK'in rakamlarına göre, göreli yoksulluk oranı yüzde 13,0 ile 2005 yılından beri en düşük seviyesine sahip dönemdeyiz. Hatta bir önceki yıla göre yüzde 0,6’lık bir gerileme ile zenginleşmemiz artmış bile. Maddi ve sosyal yoksunluk oranı yüzde 11,9’a düşerken, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki nüfusun oranı yüzde 27,9 olarak hesaplandı. Eğitim düzeyi yükseldikçe yoksulluk oranı azalıyor.
Medyan gelirin yüzde 50’si esas alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre hesaplanan oran yüzde 13,0 olurken, yüzde 60’lık eşik dikkate alındığında yoksulluk oranı yüzde 20,6 olarak gerçekleşti. Medyan gelirin yüzde 40’ına göre yoksulluk oranı yüzde 6,2, yüzde 70’ine göre ise yüzde 28,7 olarak hesaplandı. Tüm göstergelerde yıllık bazda düşüş var... Dünya Bankası, Eylül 2022 itibarıyla günlük kişi başına düşen uluslararası yoksulluk sınırı (IPL), küresel mutlak minimum, 2,15 ABD doları olarak belirlemiş durumda. -Bizde günlük kişi başına harcaması 1 doların altında nüfus yok.- Kişi başına günlük harcaması 2,15 doların altındaki nüfusun toplam nüfusa oranı binde 21 (yaklaşık 153 bin kişi). Kendi konutunda yaşayanların oranı yüzde 57,1’e 50 milyon kişiye yükselirken, kirada oturanların oranı yüzde 27,0 ile 23 milyon 700 bin kişi. TÜİK verileri, 2025 yılında yoksulluk ve hayat şartlarında kademeli bir iyileşmeye işaret ediyor. Dolar hesabı ise resmî kur üzerinden değil de her ülkenin ‘satın alma gücü paritesi’ ile yapılıyor. Dünya Bankası’nın kişi başına günlük harcama için belirlediği kıstasa göre Avrupa ve Merkezî Asya’da nüfusun binde 5’i, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da yüzde 2,7’si günde 1,25 dolarlık sınırın altında.
Türkiye’de yüzde 13 oranı ile 11 milyon 400 bin kişi yoksul… ABD’de 51 milyon 600 bin kişi, Almanya’da yüzde 21,1 ile 17 milyon 700 bin kişi, Fransa’da yüzde 20,5 ile 13 milyon 500 bin kişi, İtalya’da yüzde 23,1 ile 13 milyon 600 bin kişi, Yunanistan’da yüzde 25,8 ile 2 milyon 700 bin kişi yoksul...
Özetle Türkiye’deki yoksul sayısında büyük azalma var. Yoksulluğu aştık, bir önceki yıla göre yüzde 0,6 gerileme ile zenginliğimiz arttı. Evet sorunlarımız var, 87 milyonun tamamı büyük bir refah içinde yaşamıyor. Ama şunu kabul edin bazılarının algı operasyonu olarak kullandıkları ülkemizde yoksulların sayısı artıyor, teranesi yalan, tam tersi azalma var...
Madalyonun bir başka yüzünde ülkemizdeki bütün zenginler malının kırkta birini altın olarak zekât verse, ülkede fakir diye kimse kalmaz. Gel de anlat!

