Yalan yok!.. İnkâr yok!.. Galatasaray''ın teknik direktörlüğüne geldiği ilk yıllarda diyordu ki:
"Bir gün gelecek Avrupa''da benim takımımın oynadığı futbol konuşulacak ve bir gün Avrupa''nın büyük takımlarından birinin hocalığını yapacağım!"
"O dönemlerde" onu "en çok ve en ağır" şekilde eleştiren spor yazarlarından biri olarak "bu sözlerini" ciddiye bile almıyordum!
Amma... İşte Fatih Terim "dediğini yaptı!."
Türk futbolunda "teknik adam ve talebeleri" olarak kırılmadık rekor bırakmayan, belki de "uzun yıllar değil geçilmek, egale bile edilmeyecek" başarılara imza atan Terim, "Avrupa konusunda da dediğini yaptı!"
Bize de "mahcûp olmaktan çok öteye", onu "bir Türk olarak" gururla, coşkuyla ve heyecanla "selâmlamak" kaldı!
Hırsı, bitmez tükenmez "çalışma ve başarma azmi", inadı, heyecanı, iş ahlâkı, kendine ve öğrencilerine olan inancı, en zor şartlarda bile "yıkılmayacağım" diyebilmesiyle, Terim''in "bugün geldiği noktayı" karşılaştırırsak, söyleyeceğimiz tek söz var:
"Sezar''ın hakkı Sezar''a!.. Helâl olsun!."
Bir çok Galatasaraylı''dan mektup, faks, telefon alıyorum!.
"Fatih Terim''in Galatasaray''ı bırakıp gitmesinden" şikâyet ediyorlar; çok üzgünler!.
Elbette, "gerçek" Galatasaraylılar üzgün olacaklar!
"Böyle bir hocayı" bulmak, hiç ama hiç kolay değil!
Galatasaray''ın da, Galatasaray camiasının da, Galatasaray futbol takımının da, Galatasaray kulübünün de "hemen yerini dulduramayacağı" bir boşluğu arkasında bırakarak İtalya''ya uçan Terim''in "bu kararında" haklı olduğu çok nokta var!.
Biliyor ki; "Galatasaray''da artık daha üstte yakalayabileceği bir başarı yok!."
Ancak "Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu yakalanmalı" ki, "geriye düşüş olmasın!."
Ama biliyor ki; "Bu yönetimle, bu ekonomik krizle böyle bir zirveye ulaşmak mümkün değil!."
Öyleyse?
Süren yönetimine verdiği desteğe karşılık, "onlardan beklediği ve görmek istediği" desteği, yakınlığı ve ilgiyi göremeyen; "yeni sözleşme için" sudan gerekçelerle "atlatılan", "başka teknik adamlarla aracılar vasıtasıyla zemin yoklanmasına" kırılan Terim''in yapacağı pek fazla birşey yoktu!
"Türkiye''de bir başka kulübe gitmesi" mümkün değildi!
Milli Takım''ı denemişti!
Avrupa''ya çıkmak "en doğru alternatifti!."
Terim "zoru sevdiği için", Avrupa''nın "en zor ligini seçti!"
Fiorentina "doğru tercih miydi?"
Bence doğruydu!.
"Nerede ise dibe vurmuş" ve başarıya susamış, ama "büyük" bir İtalyan kulübü!
Şimdi diyorlar ki:
"Başarılı olması zor!."
Elbette zor!
Ama Terim "zoru başaracak noktaya geldi!"
Ben başarılı olacağına inanıyorum!
Diyorlar ki:
"Mustafa Denizli ve Scala gibi hocaların karşısında aynı başarıyı gösteremeyeceğini anladı, gitti!."
Gülüyorum!.
İnanıyorum ki, "Terim kalsa, Galatasaray üst üste beşinci şampiyonluğunu da alırdı!."
"Terim''in olmamasına rağmen" alırsa kimse şaşmasın!
Gelecek sezonun Türkiye Birinci Ligi''nin favorisi gene Galatasaray''dır!
Evet, işi daha zordur ama, "favoridir!."
Yeter ki, "iyi bir hoca bulunsun ve o da Terim''in takımıyla fazla oynamasın!."
Terim''i yürekten kutluyor ve İtalya yolculuğunda ona başarılar diliyorum!
Biz Türkler onunla ne kadar iftihar etsek
azdır!.
Gelecek günler "bu son cümlenin ne kadar doğru olduğunu gösterecek!."
"Milan''a, İnter''e, Juventus''a , Roma''ya, Lazio''ya sempati besleyen" Galatasaraylılar''a yeni bir yol güründü:
Artık "Fiorentinalı" olacaklar!.
Tıpkı "Lefter ve Can Bartu yüzünden" Fiorentinalı olan Fenerbahçeliler gibi!.

