Lafı uzatmayalım; insanlar, futboldan soğudu!
Gaziantep’te G.Saray ile Trabzonspor karşı karşıya geliyor; tribünlerde boşluklar fazlaydı. Yeterli ilgi yoktu!
Futbola daha aç bir şehir seçilebilirdi. Süper Kupa’nın bu yeni formatı da heyecan getirmedi!
Bordo mavililer; Onuachu, Mustafa, Oulai ve sağlam bir Savic olmayınca; sıradan bir takım kimliğine büründü.
Yetenek bu olsa gerek
Trabzonspor’un sağ tarafı işlemedi! Bouchouari ve Folcarelli ne ofansta ne defansta vardı!
Devre biterken; Yunus, çok müsait durumdaki İcardi’yi gördü. Oyuncunun fizik olarak topa vuracak gücü yoktu. En doğru işi yaptı, soldan gelen Eren’e bıraktı. Ve Trabzonspor sağından ikinci darbeyi yedi.
İcardi’ye istediği toplar gelmese de nerede ne yapacağını biliyor.
İlk gol, ikinci gol, üçüncü gol olsun; hepsi bir organizasyonun ve bir takım olmanın neticesiydi. Sadece yetenek değildi!
Maçta tuttuğum notlar
BARIŞ ALPER: Enerjisi, gücü, aidiyet duygusu; bu ligde mevkiinin en iyisi.
ZUBKOV: Hücumda zaten yoktu, kaybettiği top gol oldu.
CİHAN AYDIN: FIFA kokardıyla ilk maçıydı. Kilo vermek yaramış pozisyonlara hep yakındı.
İki tarafta üç mevkide ortak dezavantajlar vardı.
1) Osimhen’i hiç aramadılar, Onuachu’yu çok aradılar.
2) Eren iki ay sonra golle döndü, Ozan Tufan da sol beke yabancı kaldı.
3) Torreira kulübedeydi, Afrika Kupası’ndaki Oulai’nin eksikliği hissedildi.
Maçın adamı: Yunus Akgün

