TFF 1. Lig'de Çorumspor, son haftalarda aleyhine çok ciddi hakem hatalarına maruz kaldı. Âdeta play-off dışına itilircesine...
Çorumspor-İstanbulspor (2-3) maçı.
HAKEM: Reşat Onur Coşkunses. VAR: Kadir Sağlam.
Bakın bu maçta ve sonrasında neler yaşandı?
1) İstanbulspor maçında hakem Reşat Onur Coşkunses, VAR müdahalesiyle verilen ilk penaltıdan "haydi doğrudan sorumlu değil" diyelim.
Pozisyon penaltı değildi; VAR'daki Kadir Sağlam hakemi çağırdı, hata yaptı.
Genç ve tecrübesiz orta hakem de kararının arkasında duramadı, fazla ısrarcı olamadı. Karşısında FIFA kokartlı bir VAR hakemi oturuyordu; "O çağırdığına göre bir bildiği vardır" diye düşündü. Bu pozisyonda hakemi fazla suçlamayalım, kabul!
2) Peki ya ikinci penaltı? Hakemin hiç mi suçu yoktu? Auta çıkan topu İstanbulsporlu oyuncu, zaman çalmak için oyun alanına attı. Hakem bunu net gördü ama sarı kart göstermedi. Yetmedi, yardımcı hakemine "Sahaya gir, topu dışarı at" talimatı verdi. Oysa yardımcı hakemin böyle bir görevi yok. Yardımcı sahaya girip topu dışarı atmaya çalışırken, gözünün önündeki bariz ihlali kaçırdı.
Sinirlenen Çorumsporlu oyuncu, ceza sahası içinde o oyuncuyu iterek düşürdü. Bu kadar açık, aleni bir faulü hakem yine görmedi; VAR'a gitti ve penaltı verdi.
Eğer başta o topu sahaya atan oyuncuya müdahale etseydi, olay bu noktaya gelmez, o saçma penaltı da verilmezdi.
İşte esas mesele bundan sonra başlıyor…
1) Saha hakemi; sadece dört gün sonra tekrar maç aldı! Haftanın açılış maçı, âdeta ödül!
2) VAR'a da üç gün sonra "Süper Lig maçı, ödül, takdir, doğruyu yaptın" mesajı.
Bu koca Çorum şehrini yok saymaktır, tahrik etmektir. Aynısını başka kulüplere yapabiliyor musunuz?
Şu hatalar bir başka şehre karşı yapılmış olsaydı;
- Aynı hakemler üç gün sonra maça çıkabilirler miydi?
- Hakemler 5-6 hafta evlerinde dinlenirler miydi?
- Hakemlerin istifaları mı alınırdı?
Gözlemcilerin psikolojisi nasıl, acaba çok mu profesyoneller?
Süper Lig ve 1. Lig'de görev alan gözlemcilerin psikolojilerini çok merak ediyorum.
İçlerinde "titiz, cesur, prensip sahibi, atınca mangalda kül bırakmayan, delikanlı, ağır abi" bildiğimiz isimler vardı.
1) Hangi duygularla, hakem değerlendirme raporu dolduruyorlar?
2) Gidilen tatil yöresi, şehir, kilometre, maç sayısı ve ücret bütün bunların hepsinin önüne geçiyor mu?
3) Hakem kötü bir maç yönetti, sizde eksiklerini yazdınız, o hakem daha zorlu maçlara çıktı! Rahatsızlık duyuyor musunuz?
4) Hakemin maçı var, sizin de maçınız var! "Mesele yok!" mu diyorsunuz?
Marka değeri mi demiştiniz?
Süper Lig'de maçlar birkaç dakika geç başlıyor! Herkes alıştı, eleştiri konusu olmaktan bile çıktı.
G.Saray-Juventus maçı saatinde başlayınca, sevgili Mehmet Ayan beni etiketleyerek; "Juventus maçı 20.45'te başladı. Ömer abiden önce atayım twiti!" diye yazdı.
Birkaç dakikalık gecikmeyi umursayan hiçbir TFF görevlisi yok. Riva'da bunu dert eden de yok!
Teknik alanlar, monitörün etrafı derseniz; âdeta çarşı pazar yeri!
Maç geç başlamış, devre arası 18-20 dakika sürmüş. Kimsenin umurunda mı?
Tavsiye ederim; bizim ligden bir maç seyrederken, elinizdeki kumandayla birkaç kanal atlayın! Avrupa liglerinde başlama saatlerindeki titizliğe ve teknik alanlara bir bakın!
Sevsinler sizin titizliğinizi!
MHK, bu hafta sadece bugünkü Ç. Rizespor-Kocaelispor maçının hakemini açıkladı. Diğerlerini açıklamadı.
1. Lig'de dün dört tane maç vardı. Hakem ve VAR'ların performanslarını beklediler ki; ona göre maç versinler. Olur ya birisi yeterli puanı alamazsa, maçı geri alınamaz!
İyi de daha bu hafta Cihan Aydın, Başakşehir-Beşiktaş maçında VAR odasına girmeden; İstanbulspor-Esenler Erok maçını açıklamadılar mı?

