kalan süre:
--:--:--
Eminevim
Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Millî Eğitim Akademisi neden mi kuruldu?
0:00 0:00
1x
a- | +A

Eğitim, toplumun geleceğini şekillendiren en hayati mekanizmadır.

Türkiye’de bir milyonu aşkın öğretmen, 18 milyona yakın öğrenci kitlesini geleceğe hazırlıyor. Yani yirmi milyon insan eğitim-öğretim sürecinin içinde bulunuyor. MEB dünyadaki birçok ülkenin nüfusundan fazla olan ‘Eğitim Dünyasını’ bu yönüyle sürekli olarak geliştiriyor, yeniliyor ve daha iyiye yönelik çalışmalar yapıyor.

Bu kurumlardan birisi Millî Eğitim Akademisi…

10 Ekim 2024’te kabul edilen ‘Öğretmenlik Mesleği Kanunu’ ile kuruldu. 1 Ocak 2025 itibarıyla faaliyete geçti. Akademi, öğretmen adaylarına yaklaşık 550 saatlik (yaklaşık 12 aylık) zorunlu hazırlık eğitimi verecek. Teorik dersler, deneyimli öğretmen/akademisyen danışmanlığı, gerçek okul ortamında uygulama ve performans değerlendirmesi içeren bu süreç, öğretmen adayının kurum kültürüne uyumunu, eğitim politikalarını anlamasını ve etkili öğretmenlik yapmasını sağlayacak.

Millî Eğitim Akademisi, eğitim sistemimizin kalitesini yükseltmek için atılmış yapıcı, gerçekçi ve gerekli bir girişimdir. Çağın gereklerine uygun olarak öğretmenlik mesleğini her anlamda teçhiz eden bu yapının temel amacı, teori-pratik uyumsuzluğuna son verip, öğretmeni uzmanlaştıktan sonra eğitim sürecine dâhil etmek. Akademi, sadece yeni atananları değil, görevdeki öğretmenlerin ve yöneticilerin mesleki gelişimini, kariyer basamaklarını da destekliyor.

Bugün üniversiteler sınırsız teorik bilgi sunsalar da öğretmenlik gibi hassas bir mesleğin pratik yönleri eksik kalmaktadır. İyi bir öğretmenlik performansı için pedagojik uygulama, iletişim becerisi ve mesleki tutum gereği vardır. İşte tam burada Millî Eğitim Akademisi devreye girerek, öğretmen adaylarına sistematik bir yeterlilik süreci sunacak ve öğretmen adayını sınıfa girme sürecine hazırlayacaktır.

Diploma ile mesleğe başlama pratiği ne yazık ki yıllar yılı süregeldi. Öğretmenlikte teori-uygulama kopukluğunu tetikleyen bu süreç, eğitimde bazı kalıcı sorunların oluşmasına zemin hazırladı.

Hukukta avukatlık stajı, hâkim-savcı adaylığı, tıpta internlik ve uzmanlık eğitimi, mühendislikte proje bazlı oryantasyon ve adaylık süreçleri gibi örnekler gösteriyor ki yüksek sorumluluk taşıyan mesleklerde diploma tek başına yeterli değildir. Mesela kendi kızım Hukuk Fakültesi’ni bitirdi ancak avukatlık stajına bile başlayamadı zira ‘Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’ adlı zorlu süreci geçmek için tam üç kez ilgili sınava girdi ve sonuncusunda başarılı oldu. Hemen belirteyim ki bu çocuk üniversiteye ilk altı bin ile giriş yapmıştı!

Yine kendi ailemden bir örnek; yeğenim Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. ABD’de Stanford Üniversitesinde iki yıl ‘araştırmacı’ olarak ‘denendikten’ sonra uzmanlık eğitimi başlatıldı!

Öğretmenlik mesleği küçük yaş gruplarıyla çalışan, çocukların zihinsel ve duygusal gelişimini doğrudan etkileyen, tertemiz zihinlere nüfuz etme yeteneği olan kritik bir meslek. Bu meslekte yapılan hataların telafisi de zordur. Dolayısıyla diplomayı alır almaz bir insanın sınıfa girip eğitim sürecine dâhil olması doğal ve güvenli bir süreç değildir. Bir ön hazırlık eğitimi kaçınılmaz bir gerekliliktir.

Dünyada benzer modeller yıllardır başarıyla uygulanıyor. Finlandiya’da öğretmen adayları lisans sonrası yüksek lisans düzeyinde araştırma temelli eğitim alıp, uzun soluklu uygulamalı staj yapıyor. Almanya’da Lehramt lisansının ardından yaklaşık iki yıllık Referendariat (adaylık) dönemi zorunlu olup bu süreçte gerçek sınıflarda performans değerlendirmesi yapılıyor. Fransa’da INSPE kurumları uygulama ağırlıklı eğitim veriyor. OECD raporları, öğretmen yetiştirmede teori-pratik bütünlüğünün kaliteyi doğrudan artırdığını vurguluyor.

2026 itibarıyla Millî Eğitim Akademisi’nin ilk uygulaması başladı.

Ocak ayında 10 bin öğretmen adayı için başvurular alındı ve sonuçlar açıklandı. Kesin kayıtlar 25 Mart-3 Nisan arasında yapılacak. Dersler 13 Nisan’da başlayacak. Akademi eğitimi, Ankara, İstanbul, Aksaray, Gaziantep, Erzurum, Sivas, Kayseri gibi 7 il merkezinde yürütülecek. Bu süreçte öğretmen adaylarına aylık 32 bin TL ücret ödenecek. Bu ücreti eleştirenlerin stajyer avukatlara ve hastanelerdeki intern doktorlara ödenen ücretlere de özellikle bakmalarını öneriyorum.

Hasılı, Millî Eğitim Akademisi, Millî Eğitim Bakanlığının eğitimde attığı oldukça cesur, çağdaş ve elzem bir hamledir. Bu nedenle Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin başta olmak üzere Millî Eğitim Akademisi Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Arıcı’ya ve bütün yetkililere bu önemli proje için şükranlarımızı sunuyoruz...

Meryem Aybike Sinan'ın önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR